“MAHALLEME DOKUNMA!”

Türkiye’de yaklaşık 7 bin hektar yani yaklaşık Kadıköy’ün üç katı büyüklüğünde alan, riskli ilan edildi. Bunun bin 150 hektarı İstanbul’da. Deprem ülkesi Türkiye’de en büyük risk, en kalabalık şehirde. İdarenin en acil ve yaygın yıkım ve yenileme kararı aldığı alanlar burada. Ama kafalar net değil. Riskli ilan edilen birçok mahallede isyan var.

Yelda Yanat

“Ben çalışan bir kadınım, beş yaşındaki kızımı 25 yıllık komşuma emanet edip işe gidiyorum, ramazanda iftar yemeklerimizi bahçedeki kamelyalarımızda hep birlikte yapıyoruz. Şimdi bize ‘Burada kentsel dönüşüm olacak, şöyle binalarda şu kadar katlarda yaşayacaksınız’ diyorlar. O kocaman bloklarda kimse birbirini tanımıyor ki. Kentsel dönüşüme karşı değiliz ancak neden kimse bize sormuyor nasıl bir yerde yaşamak istiyorsun diye? Biz burada bir aile gibi yaşıyoruz ve kimsenin bunu değiştirip bize bundan sonra nasıl yaşayacağımızı söylemeye hakkı yok.” Havva Alaçam Gül, Cumhuriyet mahallesi Siteler mevkinde oturuyor.

Burası, İstanbul’da riskli alan ilan edilen mahallelerden biri. Sultangazi İlçesine bağlı. Afet Yasası kapsamında şimdi mahallenin boşaltılması isteniyor. Yerine idarenin uygun gördüğü yeni proje yapılacak.


Devlet yaptı, devlet yıkıyor

Aslında bu mahalle de yıllar önce yine bir devlet projesinin ürünü. 12 kooperatiften oluşan sitelerin yer aldığı bölge 1976’da dönemin İskân ve Bayındırlık Bakanlığı tarafından Gecekondu Yasası (755 sayılı) kapsamındaki kamulaştırma sürecinde evleri yıkılan ailelere ve 12 kooperatife verilmiş. Projenin ve yapım sürecinin tamamı yine bakanlığın denetimi altında gerçekleşmiş. “Biz Gaziosmanpaşa’da yaşıyorduk. Evimiz kamulaştırıldı, yıkıldı. Bize bu arsayı verdiler, gecekondu önleme bölgesi olarak. Her şeyimiz tam. Tapularımız, izinlerimiz, vergilerimiz. Burada illegal bir yerleşim kesinlikle söz konusu değil.” 25 yıldır burada oturan Sevim Canbakan, Zaten çoğunluğu emekli devlet memuru olan insanlarız biz. Geldiğimizde bir tek bizim site vardı burada. Ne bir araç, ne doğru düzgün elektrik, su vardı. Burayı bu hale biz getirdik, 25 yılda. Şimdi bize buradan da gidin diyorlar. İyi de bize burayı devlet verdi zaten. Yıllarca taksit taksit zar zor ödedik, ev sahibi olduk. Burası benim mahallem, neden gideyim? Evim de tapulu malım, kimse elimden zorla alamaz! Yapılanlar anayasaya aykırı!” diye devam ediyor.

Cumhuriyet Mahallesi sakinlerine göre, dönüşümün nedeni afet riski değil, rant. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Cumhuriyet Mahallesi sakinlerine göre, dönüşümün nedeni afet riski değil, rant. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Mahalledeki temel şikâyetlerden biri yeterince bilgilendirilmemek. Mahalleli evleriyle ilgili alınan kararı herkesle aynı anda, 6 Şubat 2013’te yayınlanan Resmi Gazete’den öğrenmiş. Daha öncesinde herhangi bir bilgilendirme olmadığını söylüyorlar.

Mahalleli bölgelerinde herhangi bir risk bulunmadığı konusunda ısrarcı. Bu iddialarını ispatlamak için dernekler kurmuş, meseleyi mahkemeye taşımışlar. En çok, “En büyük kanıtımız.” dedikleri İstanbul Büyük Şehir Belediyesi tarafından hazırlatılan JICA (Japon Uluslararası İşbirliği Ajansı) raporuna güveniyorlar.

Cumhuriyet Mahallesi için tasarlanan proje hak sahipleriyle devam eden anlaşmazlık nedeniyle henüz uygulamaya geçmedi. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Cumhuriyet Mahallesi Siteler mevkii için tasarlanan proje, hak sahipleriyle devam eden anlaşmazlık nedeniyle henüz uygulamaya geçmedi. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Bu rapora göre, mahallenin zemini sağlam ve deprem hasar risk oranı binde 5 ile İstanbul’un en düşükleri arasında. Raporda bölge “7.7 büyüklüğünde bir depremde ağır hasar görecek bina sayısı ve oranı bakımından en düşük seviyede yer almaktadır.” ibaresi var.

“O koca binalarda nasıl yaşarız?”

Mahallenin en eski sakinlerinden Yugoslav göçmeni Nusreta Sancaktar 1967’de Türkiye’ye gelmiş ve 1990’da da Siteler Mevkii’ndeki evini satın almış.

47 yıl çalışıp aldığı evinin yıkılacağını duyduğu anda tüm vücuduna yayılan bir uyuşma yaşadığını söylüyor.

Sancaktar bir ay önce 300 bin TL’ye alıcı bulan evlerine belediye tarafından 80 bin TL hurda bedeli verildiğini öğrendiğinde, eve değer biçmeye gelen görevlileri de içeri almamış.

“Burası benim evim. Neymiş fotoğraflarını çekeceklermiş? Çektirtmem. Hangi hakla, kim oluyorlar da benim iznim, benim rızam olmadan evimle ilgili karar veriyorlar?” diye soruyor.

Yakalandığı kanser hastalığında bu süreçte yaşadığı sıkıntıların etkisinin büyük olduğunu düşünüyor. “Haberi aldığımda hissettiğim o uyuşmadan sonra giderek kötüleştim. Evimi alacaklar, bahçelerimiz gidecek korkusuyla geceleri uyuyamaz hale geldim. İyice kötüleşince anladık ki meğer kanser olmuşum… Biz nereye gideriz? Verdikleri üç kuruşla nasıl yeni ev alırız? Yaptıkları koca koca binalarda nasıl yaşarız? Biz mahallemizi, bahçelerimizi vermek istemiyoruz…”


Mahallede 20 yıldır yaşayan Hamide Bekâr komşusu Nusreta Sancaktar’a geçmiş olsun ziyaretine gelmiş. Komşusunun bıraktığı yerden lafı o alıyor. “Kentsel dönüşüm dediklerinde gecekondulaşma, çarpık kentleşme düzelecek sandım, sevindim. Şu mahalleye bakar mısınız lütfen? Bu kadar yeşil alanı olan mahalle nerede var İstanbul’da?”


Sultangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Birinci Al Jazeera’ya yaptığı yazılı açıklamada, bu yeşil alanları devlet mülkiyeti diye tarif ediyor. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından proje yapılırken, bu alanlar mahallelinin ortak kullanımına bırakılmış. Mahalleli bu yeşil alanlardan vazgeçmek istemiyor. “Biz işgal ediyormuşuz bahçeleri. Yani bize işgalci diyorlar. Ben işgalci miyim? Bu bahçeleri ben yaptım. Şu ağaçları hep ben diktim. Bu yaştan sonra ben o koca binalarda nasıl yaşarım? O aidatları nasıl öderim?” diye soruyor Hamide Bekâr.

Afet Yasası'nın ardından 2014 Ocak'a kadar İstanbul'da bin 150 hektarlık alan riskli ilan edildi. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Afet Yasası’nın ardından 2014 Ocak’a kadar İstanbul’da bin 150 hektarlık alan riskli ilan edildi. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Bölgenin riskli alan haritası sadece siteleri kapsıyor. Emekli öğretmen Mehmet Esen bir eliyle sağlam diğer eliyle riskli ilan edilen iki evi göstererek “Şimdi bu nasıl olabilir? Bu bölge riskliyse risklidir. Değilse değildir. Bir metre arayla risk nasıl değişir? Bunu belediye başkanına sorduğumuzda, bize ‘Orası dönüşüme uygun değil.

Mehmet Esen yan yana iki binadan birinin riskli diğerinin sağlam olmasına anlam veremiyor. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Mehmet Esen yan yana iki binadan birinin riskli diğerinin sağlam olmasına anlam veremiyor. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Orada bahçe yok.’ dedi. Oradaki ölsün mü bahçesi yok diye? Yani burada esas mesele risk falan değil bizim bahçelerimiz. Bahçelerimize resmen göz koydular. Tüm mesele rant. Ama vermeyeceğiz bahçelerimizi.” diyor.

“Zeminin sağlam olması yetmez”

Sultangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Birinci mahallenin yanlış bilgilendirildiğini, zeminin sağlam olmasının yetmediğini, bölgenin hafriyat alanı olmasından kaynaklanan bir risk taşıdığını, ayrıca binalar deprem yönetmeliğine uygun yapılmadığı için riskin arttığını söylüyor.

Aynı bölgede, aynı zemindeki diğer binaların neden riskli ilan edilmediği sorusuna verdiği cevapsa şöyle: “İstanbul’da deprem öncesi yapılan tüm binalarda risk söz konusu. Tabii ki bizim bölgede de sadece burası riskli diyemeyiz. Aslında tüm bölgenin dönüşmesi gerek ancak dönüşümü en çabuk yapabileceğimiz yer Cumhuriyet Mahallesi Siteler bölgesi olduğu için buradan başlandı. Çünkü burada arazinin büyük bölümü devlete ait. 185 bin metrekarenin sadece 30 bin metrekaresi vatandaşın mülkiyeti. Bu nedenle dönüşümü çok hızlı ve kolay bir şekilde yapabiliriz diye düşündüğümüz için burası seçildi.”

Türkiye’de Afet Yasası kapsamında riskli ilan edilen alanlarda yeni projeler geliştirilmesinde TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) kilit rol üstleniyor. Siteler mevkiinde de belediye adına yürütmeyi ve projeyi hazırlayan GEDAŞ, bir TOKİ iştiraki. Belediyenin verdiği bilgiye gore, GEDAŞ’ın fizibilite çalışmalarını yürüttüğü bu projede 2 bin 149 adet konut, 14 bin metrekarelik ticari alan yapılması planlanıyor. Şu an var olan konut sayısı bin 159 yani buraya yaklaşık bin yeni konut yapılacak. Ticaret alanında şu andaki gibi market, kırtasiye gibi dükkânlar olması planlanıyor. GEDAŞ “Bunların sayısı talebe göre artabilir.” diyor.

Cumhuriyet Mahallesi'nde oturanlar seslerini duyurmaya çalışıyorlar. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Cumhuriyet Mahallesi’nde oturanlar seslerini duyurmaya çalışıyor. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Ticari alan konusu da mahallelinin şikâyetleri arasında. Esnaf, kendilerine bu alanlardan yararlanma imkânı verilmediğini, mahalle sakinlerine de herhangi bir pay düşmediğini söylüyor. 10 yıldır market işleten, beş yaşından beri Siteler mevkii sakini olan Mustafa Gül bu mahalledeki okullarda okumuş daha sonra üniversitede işletme bölümünü bitirip yine burada market açmış. Aslında dükkânı site yapılırken sığınak olarak planlanmış. Daha sonra bu dükkânlar site yönetimi tarafından kiraya verilmiş ve elde edilen gelir yine site için harcanmış. “Burada yıllardır dükkân işleten esnafa, sizin hiçbir hakkınız yok nereye giderseniz gidin deniyor. Ben 25 yıldır bu sitedeyim, ilkokulu, ortaokulu, liseyi burada okudum. Biz okula giderken annemiz yanımıza sünger verirdi çünkü yol yoktu, biz önce ayakkabılarımızı siler sonra sınıfa girerdik. Şimdi baksanız yerde bir tane taş göremezsiniz. Burayı bu hale bu insanlar getirdi. Ben buranın çocuğuyum ve buradan ekmek yiyorum. Şimdi burası elimden alınmak isteniyor. Peki biz nereye gidelim? Neden o ticaret alanlarından bize de birkaç dükkân ayrılamıyor? Ayrıca biz burada aile gibiyiz, şimdi şuradaki çekmecemi açsanız kaç kişinin anahtarı vardır. Birinin başına bir şey gelse önce beni ararlar. İnsanlar tatile giderken çiçeklerini bana emanet eder. Bunu yakalayabilir miyiz başka yerde? Hadi beni geçin. 50-60 yaşında esnaflar var. Onlar nasıl sıfırdan başlar?”


Cumhuriyet Mahallesi Siteler mevkii sakinlerinin neredeyse tamamı, sorulduğunda “Kentsel dönüşüme karşı değiliz.” cevabını veriyor ama yaşam biçimlerini değiştirmek ve bahçelerinden vazgeçmek istemediklerini anlatıyorlar. Mahalleli dört katlı binalardan sonra 16 katlı binalarda yaşama uyum sağlayamayacaklarını, projenin iptal edilmesi gerektiğini söylüyor. Sultangazi Belediyesi ve Gedaş ise bölgeye uygun, istihdam ve yaşam kalitesini arttıracak bir proje hazırlandığı konusunda ısrarcı. Şu anda tüm hak sahipleri ile anlaşma sağlanamadığı için proje de uygulamaya geçmiş değil. Karşılıklı görüşmeler devam ediyor. Belediye bilgilendirme toplantıları yapmaya, hak sahiplerini ikna etmeye, sitedeki derneklerse tam tersi bir çalışma ile mahkemeye başvuran sayısını artırmaya çalışıyor. Kentsel dönüşüm uzmanlarının ısrarla altını çizdiği, şart dediği ‘uzlaşma’, şimdilik mahalle sınırlarına uğramış görünmüyor.

 

Grafikli anlatımlar ve interaktif sunumların da yer aldığı, Al Jazeera Türk dergi özel uygulamasını iPad ve iPhone’lardan , Android tabletlerden indirebilirsiniz.

AlJazeera Turk
AlJazeera Turk

Latest posts by AlJazeera Turk (see all)