MYANMAR’IN VATANSIZ MÜSLÜMANLARI

Myanmar yaklaşık iki yıl önce ülkenin en şiddetli etnik çatışmalarından birini yaşadı. Budistlerle Müslümanlar bir kez daha karşı karşıya geldi. Sonunda binlerce Müslüman evlerini terk edip kaçmak zorunda kaldı. Şimdi derme çatma kamplarda hayatta kalmaya çalışıyorlar.

Benjamin Suomela

Myanmar’daki Rohingya Müslümanları, dünyanın en sahipsiz azınlıklarından. Vatandaş kabul edilmiyor, izinsiz seyahat edemiyor, toprak sahibi olamıyorlar.

Bunun nedeni 1982 yılında çıkarılan bir yasa. Bu yasaya göre, ataları 1823’ten önce Myanmar’da yaşayanlar veya ülkede resmi olarak tanınan etnik gruplardan birine mensup olanlar vatandaş sayıldı. Bu etnik grupların sayısı 130’un üzerinde. Ancak Rohingya Müslümanları listede yok. Myanmar İngiliz sömürgesi olduğu dönemde, yine bir başka sömürge toprağı ve Hindistan’ın parçası olan Bangladeş’ten işçi olarak getirilen Rohingya Müslümanları, yasada tanımlanan ilk kategoriye de uymuyor. Bu yüzden vatandaş değiller. Birleşmiş Milletler onları dünyanın en çok eziyet gören azınlık gruplarından biri olarak kabul ediyor.

Rohingya Müslümanları son 30 yıldır Myanmar’dan kaçmaya çalışıyor. Sığınabilecekleri ilk yer kuzeydeki komşu Bangladeş. Ancak bu ülke de onlara vatandaşlık vermiyor, burada da yasadışı göçmen statüsünden öteye gidemiyorlar.

Arakan eyaleti, Myanmar’da Rohingya Müslümanlarının en yoğun olduğu bölge. Buradaki nüfusları 800 bin civarında. Eyalette nüfusun çoğunluğunu oluşturan Budistlerin sayısıysa 1 milyona yakın. İki etnik grup arasında 2012’de yaşanan çatışmalar da burada patlak vermişti. Mayıs 2012’de Arakan’da Budist bir kadın tecavüze uğrayıp öldürüldü. Olayda üç Müslüman erkek suçlu bulundu. Bir hafta sonra öldürülen kadının intikamını almak isteyen grup, bir yolcu otobüsüne saldırdı ve 10 Müslüman’ı öldürdü. Yaz ayları boyunca hızla şiddetlenen çatışmaların ardından Ekim 2012’de Müslüman kasabalarına saldırılar düzenlendi. Hükümet verilerine göre, olaylarda 200’ün üzerinde insan hayatını kaybetti. 125 bin Müslüman çatışmalar yüzünden Arakan çevresindeki kamplara yerleşmek zorunda kaldı.

Resmi kamplarda da, derme çatma barınaklardan ibaret kayıt dışı kamplarda da yaşam şartları ağır.

Beslenme yetersiz, sağlık ve temizlik hizmetleri ise yok denecek kadar az.

Ama onlar bir gün aileleri ile yeniden bir araya geleceklerine inanarak, belki de devletin onları vatandaşı olarak tanıyacağını umarak bu zorlu bekleyişi sürdürmek zorunda.

Grafikli anlatımlar ve interaktif sunumların da yer aldığı, Al Jazeera Türk dergi özel uygulamasını iPad ve iPhone’lardan , Android tabletlerden indirebilirsiniz.

AlJazeera Turk
AlJazeera Turk

Latest posts by AlJazeera Turk (see all)