“ALLAH’A EMANET”

Binlerce kadın her gün bekliyor. Kocaları sağ salim yerin altından, tek parça halinde çıksın diye. O kadınlardan biri Kader Bilir. Madenci eşi olmayı anlattı. “Zor” dedi, “Mecburuz” dedi, “Allah’a emanet” dedi.

Gonca Şenay

Konuşmaya başlıyoruz ağlıyor, bitiriyoruz hâlâ ağlıyor. Çünkü korkuyor, endişe ediyor ve mücadele etmenin başka bir yolunu bilmiyor. Hem kendisi için gözyaşı döküyor hem de diğerleri için.
24 yaşında gencecik bir kadın, Kader Bilir.

Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Maden, diğer adıyla Eynez köyünde yaşıyor.

Kazanın olduğu, Soma Madencilik tarafından işletilen madenden 15 dakika uzaklıkta burası. Yeşillikler içindeki dağı tırmanmak gerekiyor bu mis kokulu köye varmak için.

Soma’da kadın olmak bugün her zamankinden daha zor. Eşini, babasını, kardeşini, akrabasını yitiren yüzlerce kadın var. 24 yaşındaki Kader Bilir de bir madenci eşi. Kocası hayatta ama ölüm korkusu her gün onlarla. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

Soma’da kadın olmak bugün her zamankinden daha zor. Eşini, babasını, kardeşini, akrabasını yitiren yüzlerce kadın var. 24 yaşındaki Kader Bilir de bir madenci eşi. Kocası hayatta ama ölüm korkusu her gün onlarla. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

Adı üstünde Maden köyü. Hem kazanın yaşandığı, 301 canın yerin altında hayatını kaybettiği madene hem de aynı havzadaki diğer madene tepeden bakıyor. Metrelerce yüksekten binlerce maden işçisinin her gün yerin altına girişine ve çıkışına bazen de çıkamayışına tanıklık ediyorlar.

137 haneli köyün tüm erkekleri madenci. Bazıları yeraltı işçisi bazıları yer üstünde çalışıyor.

Kader Bilir, onlardan birinin eşi.

Soma’da ya da Zonguldak’ta ya da Türkiye’de çok az insanın yolunun düştüğü bir yerde kocasını dualarla Allah’a emanet edip işe gönderen, vardiya bitiminde yerin altından çıkmasını bekleyen binlerce kadından biri.

Önceden haber vermeden, Tanrı misafiri gibi çaldık, önünde çocukların oynadığı bahçe içindeki evin kapısını. “Sizinle konuşmak istiyoruz, bize anlatır mısınız?” dedik, güler yüzle içeri davet ettiler bizi.

İçeride Bilir ailesinin üç kuşak kadınları var, nine, anne, gelinler… Hepsinin hikâyesi neredeyse aynı aslında. Ama hepsinin adına Kader Bilir anlattı.

“Madenci eşi olmak nasıl bir duygu?” diye sorar sormaz süzülüverdi gözyaşları yüzünden. Çünkü hiç kolay değil. Üstelik o gün, biz kapısını çalınca değil, kazayı duyduğu günden bu yana ağlıyor.

“Zor” diyor, “Zor madenci eşi olmak, her siren sesinde acaba bir şey mi oldu? Her ambulans geçişinde bu defa bu ambulans bize mi haber getirecek diye ayaklanıyoruz. Çok zor.”

Kader Bilir’in eşi Kazım Bilir de çok kısa bir süre önce bir iş kazası geçirmiş. 7-8 ay önce gerçekleşen kazanın nasıl olduğunu anlatmıyorlar ama Kazım Bilir’in tedavisinin halen sürdüğünü, tek gözünde görme kaybı olduğunu söylüyorlar.

“Benim eşim de kazalandı. Çok üzüldüm. Eşimin bir gözü görmüyor şimdi. Ben oradan biliyorum kazanın ne olduğunu. Hep bir kötü haber mi gelecek diye bekliyorum. Zor, yer altında hep ölümle burun buruna. Kendim o kazayı bildiğim için, bir de evde yalnızdım haber geldiğinde.” Evde çocuklarla yalnızken Kazım Bilir’in annesinden gelen telefonla öğrenmiş Kader Bilir, kocasının kaza geçirdiğini. Birçok madenci eşi gibi o da “kaza” sözünü duyar duymaz en kötüsünü getirmiş aklına. “Hastaneye kaldırıldı, ölmedi, yaşıyor.” demişler ancak o zaman nefes almış. “Başka bir şey oldu, zannettim. Ama işte bu olanları, ölenleri görünce bu halimize şükrediyoruz. Şükür bizim göz kazası hiç kaldı onların, ölümün yanında. Ona da şükür.”

Türkiye’deki madenlerde sadece 2012 yılında 9 bin 919 iş kazası oldu. 5 yaşındaki Hüseyin’in babası da bir iş kazasında gözünden yaralanmış. Şimdi Hüseyin göz doktoru olmak istiyor. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

Türkiye’deki madenlerde sadece 2012 yılında 9 bin 919 iş kazası oldu. 5 yaşındaki Hüseyin’in babası da bir iş kazasında gözünden yaralanmış. Şimdi Hüseyin göz doktoru olmak istiyor. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

“Madene mecburuz”

Peki bu kadar korkuya mecburlar mı? Başka bir hayat yok mu?

“Yok” diyor Kader Bilir, başka türlü bir hayat bilmiyorlar, başka nasıl yaşayacaklarına dair en ufak bir yol görmüyorlar, “Başka yapacak bir şey yok ki. Bizde her taraf maden. Geçinmek için başka bir iş yok ki. Her taraf köy. Mecbur bunu yapacak. Baba mesleği bu. Hadi madenden çıktı ne iş yapabilir? Nerede çalışabilir? Yapacağı bir şey yok. Gidemem de buralardan, biz başka yerde duramayız. Benim annem, babam bütün akrabalar herkes burada. Başka yerde başka bir hayat zor, istemem.” diyor. Türkiye’nin en tehlikeli iş kollarından birindeki ağır işe, ölümü göze alarak giden kocasını her gün kapıdan uğurluyor.

“Giderken her sabah kapıdan okuyup öyle gönderiyoruz. Allah’a emanet. İçimiz hep buruk. Mecbur, gelene kadar bekliyoruz. Yoldan bir ambulans geçse, bir siren sesi duyulsa acaba madenden bir haber mi gelecek? Hep korku. Bir kötü haberi gelir diye ama mecbur işte.”

Aslında bir kısır döngü onların hayatı, Kader’in de, eşi Kazım’ın da babaları madenci. Peki, çocukları da olacak mı? Kader Bilir’in iki çocuğu var biri beş yaşındaki Hüseyin, diğeri de 16 aylık Hiranur. Hüseyin için bu ihtimali düşünmek dahi istemiyor Kader Bilir. Hüseyin, babasının geçirdiği kazadan bu yana göz doktoru olmak istiyor. Mümkün mü? Bu soruya yanıt verebilen yok.

102 bin nüfuslu Manisa’nın Soma ilçesinde, 15 bin maden işçisi var. Erkekler, “Başka geçim kaynağı yok, madende çalışmaya mecburuz.” diyor. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

102 bin nüfuslu Manisa’nın Soma ilçesinde, 15 bin maden işçisi var. Erkekler, “Başka geçim kaynağı yok, madende çalışmaya mecburuz.” diyor. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

“Benim en büyük geleceğim çocuklarım. Onların okulu… Daha iyi bir okulda okusunlar ben de isterim. Ama artık madencilikle ne kadar olur bilemem. Ben de isterim tabii Hüseyin doktor olsun ama inşallah bilmiyoruz artık. Buradaki okullarla nasıl olur? Hiranur’u düşünmedim daha büyük ya hep Hüseyin’i düşünüyorum.”

Kader Bilir, ortaokuldan sonra okumamış. “İmkânlar da yoktu o zaman. Şimdi kardeşim okuyor, ben de okurdum da okutmadılar. Babam da çalışmıyordu o zaman.” diyor.

Bilir ailesi, Kazım Bilir’in madenden kazandığı para ile geçiniyor bir de babadan kalma emekli maaşı var. Borçları yok ama çocuklarının geleceği için birikimleri de yok.

Israrla “Köyde başka iş imkânı yok.” demelerinin nedenlerinden biri de, yine madenlerin köyün ekilebilir arazilerinde yol açtığı hasar.

Soma’daki faciadan sonucu 432 çocuk yetim kaldı. 17 aylık Hiranur, onlardan daha şanslı. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

Soma’daki facia sonucu 432 çocuk yetim kaldı. 17 aylık Hiranur, onlardan daha şanslı. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

Köye yakın olan madende işletme yer altında yeni galeriler açarak ilerledikçe köydeki araziler de tasmana uğruyor, yani çöküyor. Maden ilerledikçe en verimli topraklardan dahi bir tek mahsul alınamıyor. Tarlalardan verim alınamayınca da sadece onlar değil bir bütün köy halkı ve sadece o köy de değil Soma’nın, Manisa’nın onlarca köyü sigortalı bir işte çalışabilmek için madenlerin kapısını çalıyor. Araya birini sokarak, birinden rica ederek, torpille.

Siz bu yazıyı okurken Kader Bilir’in ya gözü yine yollarda ya kapıda dua ediyor ya da kocası evde ve o hayatın başka telaşlarının peşinde. Kazım Bilir ise “Allah’a emanet” ya yerin altında ya girmek üzere ya da yeni çıktı.

Grafikli anlatımlar ve interaktif sunumların da yer aldığı, Al Jazeera Türk dergi özel uygulamasını iPad ve iPhone’lardan, Android tabletlerden indirebilirsiniz.

AlJazeera Turk
AlJazeera Turk

Latest posts by AlJazeera Turk (see all)