ÖLMEK Mİ KALMAK MI?

Soma demek maden demek. Bu küçük ilçede yolu yerin dibine inmeyen yok. 13 Mayıs 2014 günü yüzlerce işçiyi öldüren felaketin uğramadığı ev de yok. Al Jazeera Türk ekipleri maden kazasının ilk anlarından itibaren Soma’daydı.

Murat Eğilmez, Gonce Şenay, Turaç Top

“Felaket saat 14.50’de geldi. Ortama dalga dalga ‘zehirli gaz’ yayıldı, bir anda paniğe kapıldık. Zehirlenecek gibi olduk, yanımızda gaz maskelerimiz vardı, önce onları taktık ama ilerleyemiyorduk, kurtarılmayı bekledik. Maskelerimiz kısa süre sonra işe yaramaz hale geldi. Etrafıma baktığımda 10 arkadaşım ölmüştü.”

33 yaşındaki madenci Fatih Özay çaresiz kaldığını bir anda hava tahliye borusunu fark ettiğini anlatıyor: “Boruyu kırıp ağzıma soktum ve beklemeye başladım. Yapacak başka da bir şeyim yoktu. Göz gözü görmüyordu, yaklaşık üç saat sonra ocak müdürü Akın Çelik’i gördüm. Yüzünde maskesi vardı, beni görünce, başka yaşayanın olup olmadığını sordu. Etrafa baktık, 10 kişi vardı, hepsi de ölmüştü.”

Kazadan kurtulan madencilerin çoğu geride kalanları kurtarmak için madene geri döndü. [Zahidin Köşüş / Al Jazeera)

Kazadan kurtulan madencilerin çoğu geride kalanları kurtarmak için madene geri döndü. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

Akın Çelik, Özay’a bulundukları zeminden 250 metre yukarıda temiz alan olduğunu söylemiş: “Bana yolu tarif edip, ters istikamete doğru yürüdü, başka yaşayan var mı diye bakmaya gittiğini düşündüm o an. Ben tarif ettiğine göre yürüdüm. Temiz havanın olduğu alana çıktım, sonra o da geldi, kurtarılmayı bekliyorduk. Sonra birden arkasını dönüp yere düştü. Yanına gittim, müdahale ettim ama olmadı, anlayamadım. O başkalarını da kurtarma pahasına çok fazla zehirli hava solumuştu, bilemiyorum belki de o yüzden kurtulamadı.”

Kurtarma çalışmaları sürerken dışarda madenci yakınları iyi haber için bekliyordu. Saatler geçtikçe pek çoğunun umudu bitti. (Zahidin Köşüş / Al Jazeera)

Kurtarma çalışmaları sürerken dışarda madenci yakınları iyi haber için bekliyordu. Saatler geçtikçe pek çoğunun umudu bitti. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

Fatih Özay’ın bir çocuğu var ve eşi hamile. “Ölümü hissettim” dediği madenden çıkabildiği için şükrediyor. “Çok korktum, kurtarıldığımda saat 21.00 civarıydı. Sonra telefonla eşimi verdiler. Şükrettim, yaşadığıma inanamadım ama Akın müdürüm, diğer arkadaşlarım, arkada bıraktıklarım bir facia…”

“Peki, bundan sonra madene döner misiniz?” diye soruyoruz, “Ne diyeceğimi bilemiyorum. Herhalde çalışmayı sürdürürüm. Bu noktaya kadar gelmişim, emekli olmadan bırakamam.” cevabını veriyor.

Fatih Özay ile aynı köyden olan 37 yaşındaki iki çocuk babası Serdar Tavukçu da 143 kişilik grup olarak çalıştıkları galeriden en son çıkan madenci. “Ben en son hava sirkülasyonu terse döndüğünde hava akımına doğru yürüdüm. Metan gazı yükseldi, o sırada yerde oksijen tüplerini gördüm. Onlardan sağlam olanı buldum ve onu kullanarak anayola çıktık birkaç arkadaş. Sonra kurtarma ekipleri geldi.”

Tavukçu, “143 arkadaşımızdan beşi içeride kaldı, onları kurtaramadık ama biz çok şükür sağ salim çıktık. Benim de Fatih gibi emekliliğime az kaldı. Tamam dehşeti yaşadık, hakikaten çok zor saatlerdi ama bir yandan da hayat devam ediyor. Emekliliğime kadar çalışmayı düşünüyorum” diyor.

Çaresizlik anı. (Zahidin Köşüş / Al Jazeera)

Çaresizlik anı. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

“HER YERDE ARKADAŞLARIM YATIYORDU”

Patlamanın olduğu gün izinliydi. Şanslıydı ölmedi. Ama 14 yıldır yerin metrelerce altında omuz omuza çalıştığı onlarca arkadaşı oradaydı. Murat Mert ilk 50 saat hiç uyumadan onları aradı. Defalarca madene girip çıktı.
“İnanması zor, kelimeler kifayetsiz kalıyor derler ya işte öyle. Biz burada madende 100 kaza ihtimali varsa 99’una hazırlıklıydık, binde bir ihtimal vardı… İçeridekilerin hepsi tanıdıklarım, dışarıda bekleyenler tanıdıklarım. Soruyorlar ‘Oğlumu gördün mü?’ diye, yanıt veremiyorum. Bazısına geçim kaygısından ben aracı oldum, işe soktum, yani sebep oldum.”

41 yaşındaki Murat Mert gibi onlarca madenci kurtarma çalışmalarının parçasıydı. 500 kişilik kurtarma ekibindekilerin bazıları Soma’daki madenin çalışanıydı, bazıları da komşu madenlerden geliyordu.
Dışarıda yakınlarını bekleyenler kadar, onlar için de her bir dakika çok zor, çok ağırdı.

42 yaşındaki Ali Yılmaz ise başka bir ocaktan arama kurtarma çalışmalarına katılmak için geldi. Defalarca girip çıktı madene. O da gördüklerini aklından çıkaramıyor.

Fotoğraftaki madenci şanslı, ölmedi ama geride yıllardır çalıştığı arkadaşlarını bıraktı. (Zahidin Köşüş / Al Jazeera)

Fotoğraftaki madenci şanslı, ölmedi ama geride yıllardır çalıştığı arkadaşlarını bıraktı. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ / AL JAZEERA]

“O kadar canı bandın üzerine attık ki, hepsi gencecik çocuklardı. Çok kaza gördüm ama bu bambaşka. 300 tane insan, ne diyeceğimi bilemiyorum. Dışarıdakiler en azından battaniyeye sarılı halini görüyorlar, biz nasıl öldülerse onu. Yaşadıklarımı, gördüklerimi unutmam mümkün değil.”

Gürkan Doğan da aynı madenin çalışanlarından. O da kazanın hemen ardından kurtarma çalışmaları için madene inen ilk ekipten. 26 yaşındaki Gürkan Doğan birçok arkadaşının cenazesini çıkarmış. “Suyun içinde çalıştık saatlerce, 5-6 kilometre ilerleyebildik. Öyle bildiğin su değil ama sıcak su, gözlerimizi açamaz hale gelince çıkmak zorunda kaldık. Ben ne diyeyim artık bundan sonrasını şirket düşünsün.”

Kazanın olduğu salı günü saat 16.00’da madene giren Mustafa Öztürk ise çarşamba günü sabah 10.00’da çıkabilmiş. Çok yorgun, morali çok bozuk, sadece “Her yerde arkadaşlarım yatıyordu.” sözleri dökülebildi ağzından.

“OĞULLARIMI GÖNDERMEYECEĞİM” 

Hatice Malkoç’un iki oğlu, dokuz da torunu var. Daha önce de maden kazalarında canlarının yandığını ama böylesini hiç görmediğini söylüyor.

Hatice Malkoç oğullarını bir daha madene göndermemekte kararlı. (Güray Ervin / Al Jazeera)

Hatice Malkoç oğullarını bir daha madene göndermemekte kararlı. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

“Şu üç gündür buranın rüzgârı hep gözyaşı, hep ağıt fısıldıyor” diyen Malkoç gözyaşları içinde. Oğulları Emrah ve Eren yaklaşık 10 yıldır madenlerde çalışıyor. “Emrah İmbat’ta çalışıyor. Eren ise işte bu yerin dibi olan Soma Kömürleri’nde. Görüyorsunuz herkes ağlıyor, yediden yetmişe herkes. Oğullarım çocukları için, bizim için yerin dibinden çıkarıyor ekmeklerini. Ama bu son olay bitirdi bizi.”

Hatice Malkoç bu kez kararlı, “Onlar bizim için çalışıyor. Bebelerini büyütebilmek, biz analarını doyurabilmek için. Ama bitti, yeter gayri. Gitsinler başka iş bulsunlar. Her tarafımız acı dolu, komşularımın yanan canı, benim canımı da yakıyor. Ama ateş esasında düştüğü yeri yakıyor. Korkuyordum ama artık daha çok korkuyorum, çocuklarımı artık yerin dibine sokmayacağım.”

Hatice Malkoç'un gelini Eylem Malkoç kayınvalidesi kadar net değil. İş olmazsa çocuklar nasıl doyar diye düşünüyor. (Güray Ervin / Al Jazeera)

Hatice Malkoç’un gelini Eylem Malkoç kayınvalidesi kadar net değil. İş olmazsa çocuklar nasıl doyar diye düşünüyor. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Eskiden madene bir evden sadece bir erkek gönderilirmiş. Hatice Malkoç “İkincisi yollanmazdı” diyor. “Şimdi komşum, oğluyla birlikte girmiş madene. Öbür oğlu da raporlu diye o vardiyada değil, yoksa o da girecek. Yani bir ailenin tamamı yok olacaktı. Bu revayı hak mı? Geçen Darkapı Madeni’ndeki facia sonrasında devlet ne yaptı? Ölen öldü, kalan kaldı, sonra ne arayan, ne soran. Ne para, ne pul. Biz devletimizin adil olmasını istiyoruz.”

Malkoç’un gelini Eylem Malkoç da kocasının madende çalışmasını istemiyor ama üç çocuğu ile nasıl geçineceği sorusuna yanıt bulamıyor. Çünkü Somalıların ana ekmek kapısı maden.

“Üç çocuğum var, kocam madene inmesin, inmesin de ne yaparız; ne yer, ne içeriz? Elinden başka iş gelmez. Ne diyeceğimi bilemiyorum ama olması gereken bu değil. Devlet bu işe adam gibi tedbir alsın istiyoruz. İş güvenliği, can güvenliği istiyoruz. İki senesi kaldı kocamın. Emekli olsun, bir daha ben de madene inmesini istemiyorum zaten.”

Soma'da madendeki kazadan kurtulabilenler hayatta kaldığına sevinemiyor. Soma'da hemen her evde yas var. [Zahidin Köşüş / Al Jazeera]

Soma’da madendeki kazadan kurtulabilenler hayatta kaldığına sevinemiyor. Soma’da hemen her evde yas var. [ZAHİDİN KÖŞÜŞ/AL JAZEERA]

KENDİSİ KURTULDU, 11 YAKINI ÖLDÜ

Nesimi Yıldırım o gün gece mesaisindeydi. Bu sayede ölümden kurtuldu. Ama 11 akrabası yerin altından çıkamadı.

Kardeşi Doğan, amcaoğulları İlkay ve Sami ile yeğenlerinin de aralarında bulunduğu 11 akrabasının cenazesini teslim aldı.

10 yıldır bu madende çalışan Nesimi Yıldırım, emekli olabilmek ve geride kalanlara bakmak için çalışmak zorunda olduğunu söylüyor. “Buralarda bir söz vardır. Ölen ölmüş, kalan yemek ister. Ayakta kalanlar onlara yardım edecek, bakacak. Çok acı ama çalışmaya mecburuz.”

Yıldırım “Madenden başka ekmek kapısı yok” diyor ve devam ediyor; “Kardeşim sekiz yıldır çalışıyordu. Üç çocuğu vardı. Yeni aldığı traktörün borcunu ödemişti. Ona seviniyordu. Hepsinin hayalleri vardı ama yarım kaldı, sülalemiz yok oldu. Kurtulduğuma mı sevineyim, ölenlere mi üzüleyim.”

BERABER DOĞDULAR, BERABER ÖLDÜLER

Tek yumurta ikizleri İsmail ve Süleyman Çata kardeşler Soma’daki madende aynı vardiyada çalışıyorlardı. Ne askerlik yaparken ne de evlenirken ayrılmışlardı. Ölürken de öyle oldu.

Soma’nın Bayat köyünden İsmail ve Süleyman Çata kardeşler 1982 doğumlu. Hayat boyu her şeyi birlikte yapmışlar. Askere de aynı gün gitmişler. Biri Kütahya’ya, diğeri Balıkesir’e düşmüş.

Madende ölen ikizlerin aile albümünden bir fotoğraf

Madende ölen ikizlerin aile albümünden bir fotoğraf.

Babalarının gönlü ayrılmalarına el vermemiş. Genelkurmay’a başvurarak ikizlerin hiç ayrılmadığını mümkünse aynı yerde askerlik yapmalarını istemiş. Cevap olumlu olmuş.

Askerden sonra, tam 11 yıl önce aynı gün aynı maden şirketinde çalışmaya başlamış iki kardeş.

Dört yıl önce de aynı düğünle evlenmiş. Süleyman Murside, İsmail Fatma ile.

İki kardeş askerde de ayrılmamış.

İki kardeş askerde de ayrılmamış.

Süleyman’ın bir oğlu, İsmail’inse Sude ve Buse isimli tek yumurta ikizi kızları vardı.

Aynı vardiyada çalışıyorlardı, aynı anda göçük altında kaldılar, yan yana hayatlarını kaybettiler.

Geride acılı anne baba, yetim çocuklarıyla baş başa iki eş kaldı.

Grafikli anlatımlar ve interaktif sunumların da yer aldığı, Al Jazeera Türk dergi özel uygulamasını iPad ve iPhone’lardan , Android tabletlerden indirebilirsiniz.

 

AlJazeera Turk
AlJazeera Turk

Latest posts by AlJazeera Turk (see all)