EĞİTİMDE TEKNOLOJİ ŞART

Çünkü şimdiki çocuklar bilişim çağına doğuyor. Konuşmadan tablet kullanmaya başlıyorlar. Yeni nesil daha sorgulayıcı, anlatılanla yetinmiyor, görmek, somutlaştırmak istiyor. Türkiye’nin FATİH projesi bu ihtiyaçları karşılamak hedefiyle yola çıktı. Ama uygulamada bazı sıkıntılar var.

Onur Erdoğan

İstanbul’da hem konaklama hem de eğitim merkezi olarak kullanılan bir öğretmenevinde yaz aylarında ‘Eğitimde Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi’, kısa adıyla FATİHProjesi kapsamında bir seminer düzenlendi. Seminerin konusu Pardus işletim sistemiydi. Pardus, TÜBİTAK’ın da desteklediği yerli, açık kaynaklı bir platform. FATİH projesinde üzerinde durulan seçeneklerden biri sistemi bu platform üzerine kurmak. Ama projedeki pek çok konu gibi bu da henüz kesinlik kazanmış değil.

FATİH projesiyle eğitimle bilgi teknolojilerinin entegrasyonu hedefleniyor. (Anadolu Ajansı)

FATİH projesiyle eğitimle bilgi teknolojilerinin entegrasyonu hedefleniyor. [ANADOLU AJANSI]

Seminer FATİH projesiyle ilgili tartışmaların merkezindeki uygulama sorunlarının mikro bir örneği gibi başladı. Kursun yapıldığı oda tam donanımlıydı. Projektörü, bilgisayarları, etkileşimli tahtası, tableti, prizli sıraları, kliması, uzaktan eğitim için kullanılan yazılımı dâhil her şey mevcuttu. Ama projektör çalışmadı çünkü kullanılan bilgisayara uyumlu girişi yoktu. Bilgisayarlara bir süre ulaşılamadı. Çünkü dolaplar kilitliydi. Kilit açıldı, bu kez de eğitim konusu olan Pardus işletim sisteminin bazı bilgisayarlarda yüklü olmadığı ortaya çıktı. Bazı sandalyelerdeki prizler çalışmadı.

FATİH projesiyle ilgili de büyük ölçekte benzer aksaklıklar söz konusu. Semineri veren ve isminin açıklanmasını istemeyen bilişim teknolojisi öğretmenine göre “Çok kollu bir proje olduğu için herhangi bir aksama, zincirleme reaksiyon yaratıyor.”

FATİH Projesi nedir?

 FATİH projesi pilot uygulaması kapsamında iki yılda öğrenci ve öğretmenlere 731 bin 886 tablet dağıtıldı. (Anadolu Ajansı)

FATİH projesi pilot uygulaması kapsamında iki yılda öğrenci ve öğretmenlere 731 bin 886 tablet dağıtıldı. [ANADOLU AJANSI]

FATİH Projesi, eğitim ile bilgi teknolojilerinin entegrasyonu için belirlenen bir yol haritası. Proje ile hedeflenen, tüm okullara etkileşimli tahta, tablet bilgisayar ve internet ağı altyapısı sağlanması. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu sayede fırsat eşitliğinin sağlanmasını, eğitim ve öğretim süreçlerinde bilişim teknolojilerinin kullanımının geliştirilmesini amaçlıyor.

Projenin tablet bilgisayarları kapsamayan ilk dağıtım aşaması, 2010-11 eğitim-öğretim yılında dört okulda başladı. Bu okulların sınıflarına birer dizüstü bilgisayar, projektör ve etkileşimli tahta yerleştirildi.

Tabletlerin dâhil olduğu ikinci aşama ise 2012’de 17 il ve 52 okulda başladı. Tabletler önce sadece kapsamını MEB’in belirlediği ‘intranet’ erişimine sahipti. Bakanlık daha sonra tabletlere okul içinde sınırlı internet erişimi sağlama kararı aldı.

Dağıtım iki yıl içinde 81 ildeki pilot okullara yayıldı.

MEB’in Al Jazeera’ye verdiği bilgilere göre, Ağustos 2014 itibarıyla 3 bin 657 okulda 84 bin 921 sınıfa etkileşimli tahta yerleştirildi.

Öğrenci ve öğretmenlere 731 bin 886 tablet dağıtıldı.

Projedeki nihai hedef her sınıfa bir etkileşimli tahta yerleştirmek. Tüm öğrenci ve öğretmenlere de tablet dağıtmak. Bakanlık 10 milyon 600 bin tablet için ihale aşamasında.

FATİH projesi için yaklaşık 8 milyar liralık maliyet hesaplanıyor.

Projeyle ilgili temel şikâyet tabletlerle etkileşimli tahta arasındaki bağlantının pek çok sınıfta olmaması. [ANADOLU AJANSI]

Projeyle ilgili temel şikâyet tabletlerle etkileşimli tahta arasındaki bağlantının pek çok sınıfta olmaması. [ANADOLU AJANSI]

Ne getiriyor?

MEB belirlediği hedeflere ulaşabilirse geleneksel eğitim-öğretim sistemi temel bir değişim geçirecek.

Bizler öğrenimimizi kara tahtada, etkileşimi olmayan, yeterince görselleştirilmediği için kafalarımızda somutlaşmayan örneklerle tamamladık.

Hedef tutturulursa çocuklarımız bu sorunları yaşamayacak.

Örneğin, yağmurun oluşumu bize “Güneş ışığının etkisi ile her gün yüz binlerce metreküp su buharlaşarak atmosfere doğru yükselir. Yükseldikçe soğumaya başlar. Su buharı ısının çok düşük olduğu bir bölgeye rastlar. Soğuk hava katmanına rastlayan buhar tanecikleri havadaki toz parçacıklarına tutunarak su damlaları haline dönüşür. Bunlar birleşerek bulutları oluşturur. Bu damlacıklar belirli bir büyüklüğe ulaşınca yerçekiminin etkisiyle yere düşmeye başlar.” gibi epey karmaşık ve zihinde pek somutlaşmayan biçimde anlatıldı.

Oysa çocuklarımız bunu şimdi YouTube’dan izledikleri videolarlagörerek öğreniyor.

FATİH projesinin de temelde yapmaya çalıştığı şey bu. Öğrencilere, gündelik hayatlarından aşina oldukları araçlarla, dikkatlerinin dağılmasına izin vermeden ve somutlaştırarak öğretmek.

Projenin ana bileşenlerinin tablet ve etkileşimli tahta olması bu yüzden.

FATİH projesinin maliyeti 8 milyar lira. [ANADOLU AJANSI]

FATİH projesinin maliyeti 8 milyar lira. [ANADOLU AJANSI]

Tabletlerin avantajı çok.

E-kitap (elektronik kitap) ve z-kitap (uygulamaları da içeren zenginleştirilmiş kitap) yüklenebiliyor. Bu, kitap maliyetlerinin düşmesi demek. Aynı zamanda öğrencilerin ağır çanta taşımasına da böylece gerek kalmayacak.

Tablet kolay öğrenilir, kullanıcı dostu bir cihaz. Ayrıca pil ömrü dizüstü bilgisayarlara göre çok daha uzun. Virüs riski de az.

Tabletler proje tamamlandığında akıllı tahtalarla etkileşim halinde olacak. Böylece öğrenci tahtada gördüğünü tabletinde de görebilecek. Tahtadaki bir uygulamaya kendi tabletinden müdahale edebilecek.

Bu etkileşim öğretmenlere de kolaylık sağlayacak. Yoklama tabletlerden yapılabilecek. Sınıf istatistiklerinin raporlanması, öğretmenler arası kaynak paylaşımı gerçekleştirilebilecek.

Bakanlık eğitim materyali oluşturmak için Avrupa Komisyonu 7. Çerçeve Programı’ndan finansmanlı ‘Katılımcı Sınıf için Yenilikçi Teknolojiler (iTEC) Projesi’ ile işbirliği yapıyor.

iTEC tabletlerde kullanılabilecek birçok uygulamaya sahip.

Team up bunlardan biri.

Uygulamayla öğrenciler ilgi alanlarına göre kümelere ayrılıyor. Öğretmen her bir öğrencinin fotoğrafını çekip uygulamaya yüklüyor. Öğrenciler belirlenen konulara göre ekip oluşturuyor. Daha sonra kendi konularıyla ilgili neler yaptıklarını anlattıkları ses dosyalarını uygulamaya yüklüyor. Bu dosyalara herkes tabletlerinden ulaşabiliyor. Uygulama daha sonra etkileşimli tahtaya yansıtılıyor. Belirlenen konular ve tamamlanan projeler sınıfta tartışılıyor.

Al Jazeera’nin konuştuğu ama bakanlık izin vermediği için adını açıklamak istemeyen bilişim teknolojisi öğretmenine göre bu uygulama basit ve çok yararlı.

40 binden fazla öğretmene, eğitimdeki yeni teknolojilerle ilgili seminer ve kurs verildi. Ancak bazı öğretmenler kurslardan yararlanmak için gereken temel bilgilere sahip olmadıklarını söylüyor. (Anadolu Ajansı)

FATİH projesinin maliyeti 8 milyar lira. [ANADOLU AJANSI]

“Bir çalışma yapacaksınız diyelim, Team up’ta öğrencilerin fotoğrafını çekip gruplandırma yaptığınız zaman bayılıyorlar. Öğrencilerin motivasyonu inanılmaz derecede artıyor.”

Bakanlığın e-içerikleri erişime açtığı platform Eğitim Bilişim Ağı (EBA). EBA’nın sitesinde video, görsel, ses dosyaları, dergiler, etkileşimli sözlükler gibi materyaller var.

Sitede ayrıca uygulamalar da mevcut. “Ben Kimim?” uygulaması bunlardan biri. Bu uygulamada öğrenciye bir tanımlama yapılıyor ve seçenekler arasından bu tanımlamaya uyan kişiyi seçmesi isteniyor. Belirlenen süre içinde 10 soruya yanıt verilmesi bekleniyor. Öğrenci isterse ek ipuçlarından da yararlanabiliyor.

Sorun uygulamada

Projede hedefler iyi ama Al Jazeera’nin konuştuğu öğretmen ve öğrencilere göre uygulamada sorunlar yaşanıyor. Öncelikle tabletlerle etkileşimli tahta arasındaki bağlantı pek çok sınıfta kurulabilmiş değil.

Öğretmenler kendi tabletlerinde hazırladıkları sunumu ne tahtaya ne de öğrencilerin tabletlerine gönderebiliyor.

Öğrenciler de yanıtlarını tahtaya yansıtamıyor.

Bunun temel nedeni tablet ve etkileşimli tahtaların farklı işletim sistemine sahip olması. Pardus işletim sistemine bu noktada kurtarıcı olacak gözüyle bakılıyor. Ama Pardus’a tam olarak geçilecek mi, geçilecekse ne zaman geçilecek henüz net değil.

Tablet dağıtımında standart da yakalanamadı. İlk yıl dağıtılan farklı markalı tabletlerin çoğu sistemdeki uyumsuzluk nedeniyle şu an kullanılmaz halde.

Bir de güncelleme sorunu var. Örneğin 10. sınıfta kullanılan bir tabletteki kitaplar güncellenmediği için 11. sınıfta kullanılamıyor.

Bir diğer sorun sınıftaki öğrencilerin bir kısmında tablet olmaması, dolayısıyla devamlılığın sağlanamaması. Bu sorun tablet dağıtılanla dağıtılmayan sınıflardaki öğrencilerin ilerleyen yıllarda aynı sınıflara düşmesiyle ortaya çıktı.

Tablet alan öğrencilerin büyük çoğunluğu memnun. Ama öğrenciler sadece bakanlığın izin verdiği sitelere girebilip, Wikipedia, YouTube gibi başvuru kaynaklarına ulaşamamaktan rahatsız.

Bu sitelere sadece DNS değiştirerek girilebiliyor.

Projeyle ilgili şikâyetlerden biri de yeterince içeriğin olmaması. Tabletler için çok fazla Türkçe uygulama yok. Adını açıklamayan bilişim teknolojisi öğretmeni önceki yıla oranla uygulamaların arttığını ancak hâlâ yetersiz olduğunu söylüyor.

Tablet dağıtılan ve dağıtılmayan sınıfların öğrencileri ilerleyen yıllarda aynı sınıflara düştü. Bu da devamlılığı sekteye uğratmış. [ANADOLU AJANSI]

Tablet dağıtılan ve dağıtılmayan sınıfların öğrencileri ilerleyen yıllarda aynı sınıflara düştü. Bu da devamlılığı sekteye uğratmış. [ANADOLU AJANSI]

Hizmet içi eğitim

Temel sıkıntılardan biri de öğretmenlerin pek çoğunun sistemi kullanmayı yeterince bilmemesi.

Milli Eğitim Bakanlığı durumun farkında. Hizmet içi eğitimler bu amaçla veriliyor. FATİH çerçevesinde 680 bin öğretmenin iki aşamalı bir eğitimden geçmesi planlandı.

Bakanlığın Al Jazeera’ye verdiği bilgilere göre, Ağustos 2014’e kadar etkileşimli tahta yerleştirilen okullarda görev yapan öğretmenlerden 113 bin 325’i Eğitim ve Teknoloji Kullanımı Kursu’na katıldı.

Bilgilendirme seminerine 73 bin 500, Bilinçli ve Güvenli İnternet Kullanımı Kursu’na 24 bin 200 öğretmen katıldı.

Henüz etkileşimli tahta kurulumu yapılmamış okullardan ise bilgilendirme seminerine 40 bin 479 öğretmen, Bilinçli ve Güvenli İnternet Kullanımı Kursu’na da 34 bin 600 öğretmen katıldı.

Ancak bazı öğretmenler kurslardan yeterince yararlanamadıklarını söylüyor. 27 yıllık coğrafya öğretmeni Handan Berker onlardan biri: “Bizi kursa götürüyorlar, bilgisayar biliyormuşuz gibi davranıyorlar. Yeterlilik belgesi alıyoruz ama kimse bir şey öğrenemiyor. Benim temel bilgisayar bilgim yok mesela. Eski nesil bu teknolojiyi yakalayamadı.”

Eğitimde teknoloji kullanımının öğrencinin okuma ve matematik başarısını artırdığını gösteren örnekler ve araştırmalar var. (Anadolu Ajansı)

Eğitimde teknoloji kullanımının öğrencinin okuma ve matematik başarısını artırdığını gösteren örnekler ve araştırmalar var. [ANADOLU AJANSI]

Berker’in özeleştirisi Al Jazeera’nin konuştuğu bilişim teknolojisi öğretmeninin söyledikleriyle de örtüşüyor:

“Öğretmenler araştırmaya yönelmiyor. Her şeyi Milli Eğitim’den bekliyorlar. Bakanlık da yavaş işlediği için öğretmene, öğrenciye ulaşması zor. Teknoloji önden geliyor, bilgi aktarımı arkadan geliyor. Bu tür sıkıntıları zamanla aşacağımızı düşünüyorum.”

Projeyle ilgili çekince ve eleştiriler

Sabancı Üniversitesi bünyesinde 2003’te çalışmalarına başlayan ve Türkiye’de eğitim politikalarını, karar alım süreçlerini iyileştirmeye yönelik araştırmalar yapan Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Mart 2014 tarihli raporunda‘yüksek maliyetli’ projenin hedefinin net olmadığını, dolayısıyla denetiminin ve sonuç değerlendirmelerinin sağlıklı olamayacağını savunuyor: “Bu önemli yatırım ile ekonomik, toplumsal, siyasal veya eğitimde dönüşüm arasından hangisine odaklanıldığı net değildir. Eğitimde dönüşüm amaçlanıyorsa, tam olarak nasıl ve hangi alanda bir dönüşüm hedeflendiği de açık olarak belirlenmemiş bir konudur.”

Raporda tablet dağıtılacağıyla ilgili açıklamanın 2011 seçimlerinden hemen önce yapılmasının projenin siyasi bir adım olduğu yönündeki eleştirileri beraberinde getirdiği hatırlatılıyor.

Projedeki yasal çerçeve eksikliğine de dikkat çekiliyor.

ERG tüm çekincelere rağmen bardağın dolu tarafını gösteriyor. Raporda FATİH Projesi’nin “Her durumda, evde ve okulda bilişim teknolojisi kullanımını önemli ölçüde etkileyeceği ve yaygınlaştıracağı” öngörüsü yapılıyor.

Bakanlık projeyle ilgili bazı aksaklıklara 2013 yılı faaliyet raporunda yer verdi.

Raporun 91. sayfasında ulaşılamayan hedefler sıralandı.

Etkileşimli tahta, sınıf uygulamalarında PC kullanan öğrenci ve öğretmen sayısında hedeflenen noktaya ulaşılamadığı belirtildi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı buna karşın Haziran 2014’te yaptığı açıklamada gelinmesi gereken aşamaların tamamlandığını, herhangi bir sapma olmadığını söyledi.

Tablet ve etkileşimli tahtadaki uyum sorunu ve ERG’nin raporunda vurguladığı hedefin net olmamasıyla ilgili eleştirileri de Milli Eğitim Bakanlığı’na yazılı olarak ilettik. Yayına girdiğimiz tarihe kadar bu konuda bir yanıt alamadık.

Dünya ne yapıyor?

Türkiye gibi geniş ölçekli eğitim teknolojisi programlarını uygulayan birçok ülke var. ERG’nin raporuna göre şu ana kadar Türkiye’nin hedeflediği gibi her öğrenciye bir tablet uygulamasını gerçekleştirmiş bir örnek yok. Dolayısıyla bu yatırımın olası sonuçlarını ölçebilecek veriler yok. Ancak rapora göre, Amerika Birleşik Devletleri, Portekiz, Peru, Uruguay’da uygulanan diğer büyük ölçekli dizüstü bilgisayar ve tablet programlarından, İngiltere’nin on yılı aşkın etkileşimli tahta kullanımı deneyimlerinden birçok ders çıkarılabilir.

Tablet kullanımı kitap maliyetini azaltıyor. (Anadolu Ajansı)

Tablet kullanımı kitap maliyetini azaltıyor. (Anadolu Ajansı)

Raporda eğitim teknolojilerine yapılan yatırımlardan belli başlı beklentiler var:

  • Öğrencilerin ilgi ve katılımının artması ve bunun sonucunda okula devam oranının ve sınıf içi davranışların iyileşmesi
  • Öğrenciler arasında işbirliğinin artması ve gelişmesi
  • Bireysel cihazlar ve bireyselleştirilmiş içerikler aracılığıyla öğrenci merkezli pedagojinin benimsenmesi
  • E-kitaplar sayesinde kitap maliyetlerinin azaltılması
  • Öğrencinin gelişiminin izlenmesi ve ayrıntılı veri analizine olanak sağlanması

Dünya geneline bakarsak eğitimde teknoloji kullanımının olumlu sonuçlandığı örnekler görebiliyoruz. Örneğin ABD Teksas’ta uygulanan dizüstü bilgisayar projesinde okuma ve matematik başarısı artmış.[1]

Buna karşın Türkiye gibi kısmen eleştirilen örnekler de var. ERG’nin raporuna göre, Portekiz’deki ‘Macellan’ projesi ‘fazlasıyla teknoloji ve erişim odaklı olduğu, pedagojiye ve çocuklarda dijital okuryazarlık becerilerinin gelişimine gereken önem verilmediği gerekçesiyle’ eleştiriliyor.

Yine rapora göre, Uruguay’da uygulanan ‘Plan Ceibal’ projesi üzerine yapılan değerlendirmeler, öğretmenler arası işbirliğine zaman ayrılmadığını gösteriyor. Bunun teknoloji kullanımını sınırlandıran bir etken olduğunun altı çiziliyor.

Türkiye ve diğer ülkelerde yürütülen projelerde aksaklıklar olsa da teknolojinin eğitime entegrasyonunun kaçınılmaz olacağı genel kabul gören bir görüş. Örneğin Peru ve Haiti’de yürütülen projeler ve bunlarla ilgili değerlendirme raporlarına bakıldığında “Teknolojinin salt varlığının bile fırsat ve ilerlemeyi temsileden olumlu bir simge olarak toplumun moralini yükselttiği” saptaması göze çarpıyor.[2]

FATİH projesiyle ilgili eleştiriler de özünde teknolojinin eğitimde kullanılıp kullanılmayacağıyla ilgili değil. Projeye şüpheyle yaklaşanlar “Teknoloji kullanılsın ama hedefler net tanımlansın, öncelikler gerçekçi şekilde belirlensin.” diyor.

 

[1]Texas Center forEducationalResearch (TCER) (2008).

Evaluation of the Texas TechnologyImmersion

Pilot: Outcomesforthe Third Year (2006–07).

Austin, TX: Texas Center forEducationalResearch.

Ekim 2013, http://www.tasb.org/about/related/tcer/documents/etxtip/y3_etxtip_quan.pdf

[2]http://erg.sabanciuniv.edu/sites/erg.sabanciuniv.edu/files/ERG_Fatih%20Projesi.pdf

 

Grafikli anlatımlar ve interaktif sunumların da yer aldığı, Al Jazeera Türk dergi özel uygulamasını iPad ve iPhone’lardan Android tabletlerden indirebilirsiniz.

 

 

AlJazeera Turk
AlJazeera Turk

Latest posts by AlJazeera Turk (see all)