ADAYLAR NE VAAT EDİYOR?

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi seçmen umutsuz görünüyor. Adaylar ne diyor? Kıbrıs’ın kritik başlıklarını, yönetime talip olanlara sorduk.

Nevin Sungur

Özgür Tekşen

[ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

DERVİŞ EROĞLU

77 yaşındaki Eroğlu, Kıbrıs’ta sağın temsilcisi, adanın en deneyimli politikacılardan. 30 yıldan fazladır siyasette. Bunun yaklaşık 20 yılı boyunca başbakanlık koltuğundaydı. Seçmen ziyaretlerindeki konuşmalarda altını en fazla çizdiği konu da sahip olduğu tecrübe. Özellikle kırsal alanda çok popüler olan Eroğlu’nun ismi, seçime yönelik ilk anketlerde şimdilik ön plana çıkıyor.

1) Müzakerelerin bugüne kadar çözüme ulaşamamasının size göre temel nedeni ne? Bundan sonraki süreçte atılacak yeni adım ne olmalı?

Temel sıkıntı Rumların Kıbrıs’ın bütününü egemenlikleri altına almak istemesi. 1960’ta kurulan ortaklık devletini üç yıl sonra 21 Aralık 1963’te hangi nedenlerle yıkmışlarsa, o nedenlerle anlaşmaya yanaşmıyorlar. Dünyanın yanlış bir tutumla veya bazı Güvenlik Konseyi üyelerinin işine öyle geldiği için Rum tarafını Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek sahibi gibi görmesi ve hakkımızın, hukukumuzun çiğnenmesine göz yummaları da konunun anlaşmayla neticelenmesinin önündeki temel sıkıntılardan biri. Bundan sonra yapılması gereken Rum liderin ön koşulsuz görüşme masasına gelmesi ve kaldığımız yerden devam etmemizdir.

2) Maraş konusunda KKTC nasıl bir yol izlemeli?

Bu konuda bizim politikamız net; Maraş bütünlüklü çözümün parçasıdır ve toprak başlığı altında en son ele alınacaktır. BM’nin de, Türk ve Rum tarafları olarak bizlerin de hedefi yapılandırılmış görüşmeler yolu ile bir erken çözüm ise, ki bizim kesin hedefimiz budur, o takdirde Maraş konusunu başka noktalara taşımanın bir anlamı yoktur.

3) Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin rolü ne olmalı sizce?

Türkiye ile ilişkilerimizi karşılıklı menfaat ilişkisi olarak değil, kardeşlik ilişkisi olarak görüyoruz. Bu ilişkilerin karşılıklı sevgi, saygıyla geliştirilmesini sağlamak herkese düşen görevdir. Anavatan Türkiye devlet ve hükümet yetkilileri ile Kıbrıs görüşmeleriyle ilgili tam bir görüş birlikteliğimiz ve uyumumuz var. Türkiye görüşme sürecinde hep yapıcı olmuştur ve hep bizim görüşlerimize olumlu katkı sağlamış, destek vermiştir. Bunun devam edeceği aşikârdır.

4) Kıbrıs Türk toplumunda çözümün olacağına dair büyük bir umutsuzluk var. Kıbrıs halkına yeni ne söyleyebilirsiniz?  

Tabii ki herkes anlaşma istiyor. Ben de samimiyetle istiyorum. Kıbrıs’ta anlaşma olmasının iki halka yarar sağlayacağına, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin gelişmesine katkı yapacağına, bölgeye örnek olacağına biz de, halkımız da inanıyor. Ama nasıl bir anlaşma? Kıbrıs Türk halkının, kentlerinin verilmesine, Türkiye’nin garantisinden vazgeçilmesine, iki kesimliliğin bozulmasına ve diğer pek çok Rum tarafının aşırı taviz isteminde bulunduğu noktaya karşı olduğu da saptanmış durumda. Dolayısı ile halk anlaşma istiyor ama Rum tarafının talepleri nedeniyle bu anlaşmanın olacağına da inanmıyor. Durum bu.

[ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

[FOTOĞRAF: ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

SİBEL SİBER

Meclis Başkanlığı görevini yürüten Sibel Siber, CTP-BG’nin (Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler) cumhurbaşkanı adayı. Siber, Kıbrıs tarihindeki ilk kadın başbakan. Yoğun tartışmalardan sonra Mehmet Ali Talat’a karşı seçilen Siber’in, sol gelenekten gelen CTP ve merkeze yakın duran BG ittifakında, ikinci çizgiye daha yakın olduğu için parti tabanında çok benimsenmediği söyleniyor. Buna rağmen Sibel Siber ilk anketlerde ikinci sırada görünüyor. “Temiz ve şeffaf bir siyaset için, yıllardır yaşanan sıkıntılara yeni çözümler üretmek için aday oldum.” diyor. Özellikle kadın seçmenlerin ona ilgisi büyük.

1) Müzakerelerin bugüne kadar çözüme ulaşmamasının size göre temel nedeni nedir? Bundan sonraki süreçte atılacak yeni adım ne olmalı?

Rum lider masayı terk etti, geri gelmesi için uluslararası toplum tarafından baskı görmesi gerekiyor çünkü sebebi ne olursa olsun her zaman müzakere masasını terk eden suçlanır. Ancak durumu uluslararası topluma anlatmak, haklılığımızı kanıtlamak bize düşüyor. Bunu da toplum liderinin yapması gerekiyor, ancak 2004’te Annan Planı’na hayır diyen Eroğlu’nun imajı çözüme “Hayır” diyen bir liderdir, bu da bize avantaj sağlamıyor. Aktif ve dinamik, barış dili kullanan, çözüme hazır olduğunu gösteren bir liderle daha farklı bir konumda oluruz.

2) Maraş konusunda KKTC nasıl bir yol izlemeli?

Şu anda müzakere masasında duran ve iki liderin altına imza attığı 11 Şubat ortak metnine göre Maraş meselesi bütünün yani kapsamlı çözümün içindedir. Ancak görüşmeler bu şekilde sekteye uğrayacaksa ve bu konu çözüme ivme kazandıracaksa o zaman Maraş tekrar farklı bir biçimde gündeme gelebilir ve güven arttırıcı önlemler çerçevesinde tartışılabilir.

3) Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin rolünün ne olması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Türkiye bizi tanıyan tek devlet, hem de garantör ülke. Bu müzakereleri Türkiye ile beraber yürüteceğiz. İkili devlet ilişkileri açısından ise ‘küçüklük-büyüklük’ düzeyinde ya da ‘yardım eden-yardım alan’ şeklinde değil de karşılıklı eşit ilişkiler kurulmasından yanayım. Böyle bir ilişkinin Kıbrıs Türk halkının üzerindeki etkisi de pozitif olacaktır.

4) Kıbrıs Türk toplumunda çözümün olacağına dair büyük bir umutsuzluk var. Kıbrıs halkına yeni ne vaat edebiliyorsunuz?

Kıbrıs Rum tarafı çözümsüzlüğe rağmen tanınmış bir devlet. Her yerde, her alanda kabul görüyor. Bizi ise bir tek Türkiye tanıyor. Bu süreç bizim toplumumuzda bir travma yaratmış durumda, bu da çok normal. Kendi kimliğimizle dünyanın bir parçası olmayı çoktan hak ettik, bunu da daha aktif politikalarla yapmamız gerekiyor.

[FOTOĞRAF: ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

[FOTOĞRAF: ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

MUSTAFA AKINCI

Seçimlere bağımsız aday olarak giren Mustafa Akıncı, sosyal demokrat çizgide deneyimli bir siyasetçi. 1976’da, savaştan iki sene sonra 28 yaşındayken Lefkoşa Belediye Başkanı seçilmiş. Üç dönem görevde kalmış. Adada en zor zamanlarda bile Rum tarafı ile işbirliği yapmayı başaran bir yerel yönetici olarak biliniyor, her iki toplumda da tanınıyor. Başbakan yardımcısıyken dönemin adadaki Türk komutanı için söylediği ve büyük gerilim yaratan “General çizmeyi aştı.” sözleri hâlâ hafızalarda. Kampanyasında “Dört boyutlu siyaset” sloganını kullanıyor ve “Halkın iradesini müzakere masasına yansıtma” sözü veriyor.

1) Müzakerelerin bugüne kadar çözüme ulaşmamasının size göre temel nedeni nedir? Bundan sonraki süreçte atılacak yeni adım ne olmalı?

10 yıl önce önümüzde dış dinamikler olarak bir AB (Avrupa Birliği) süreci vardı. Maalesef o süreç iyi yönetilemedi. Kıbrıs Türk toplumu haricinde herkes alacağını aldı. O günden sonra da Kıbrıs meselesi rölantiye alındı, kimse gayret gösterme çabasına girmedi. Çözüme ulaşmak için ortak ihtiyaçlara ortak yarar üretecek bir yaklaşım olması gerektiğini düşünüyorum. İki taraf da bilecek ki süreçten çekilirse kendisi de zarar görecek. Ama asıl olan bu toprağın insanları, çözümü içselleştirebilir sahip çıkabilirlerse bunun önüne hiçbir güç geçemez.

2) Maraş konusunda KKTC nasıl bir yol izlemeli?

Kapalı Maraş artık yılanlardan, farelerden kurtulsun, insanlara verilsin. Maraş Bölgesi’nde iki tarafın yararına düzenlemeler yapılırken Kıbrıslı Türklerin de dünyayla bağlantı kurma haklarının artık yerine getirilmesi gerek. Yani Maraş BM (Birleşmiş Milletler) gözetiminde yerleşime açılırken eş zamanlı olarak Mağusa Limanı ve Ercan Havaalanı’nın da doğrudan ticaret ve direkt uçuşa açılması için uzlaşma sağlanmalı. Bunu kapsamlı bir çözümün yerini tutacak bir çözüm olarak öngörmüyorum, paralel süreçlere inanıyorum.

3) Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin rolünün ne olması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Türkiye ile kişilikli bir ilişki istiyoruz. Merkez Bankası Başkanı Türkiye’den atanıyor, güvenlik kuvvetleri hâlâ Türkiye’ye bağlı. Böyle olmaz, kurumlarımızın sahibi olmamız lazım. Kıbrıslı Türklerin kendi evlerinin efendisi olma becerisini göstermesi gerekiyor. Bir yandan federal yapı, eşit statü istiyoruz, bir yandan da kendi içimizde durum bu. Kavga değil uzlaşmacı bir siyaset izlemek taraftarıyım. Bunun da tek kuralı var, o da karşılıklı haklara saygı duymak.

4) Kıbrıs Türk toplumunda çözümün olacağına dair büyük bir umutsuzluk var. Kıbrıs halkına yeni ne söylenebilir?  

Daha yolumuz çok uzun ama şuna inanıyorum toplumların büyük çoğunluğu geçmişte yapılan yanlışların farkında ve unutmadan affetmeye hazır. Yaşananları unutmamız gerekmiyor, ders çıkarmamız ve çabalamaktan vazgeçmememiz lazım. Birbirimizi bu topraklardan sürecek halimiz yok, bu topraklarda beraber yaşamanın yollarını araştırıp bulmamız gerekiyor.

[FOTOĞRAF: GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

[FOTOĞRAF: GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

KUDRET ÖZERSAY

Adadaki siyasi yelpazenin sağındaki siyasetçilerden. Seçime bağımsız giriyor. Babası savaşta şehit olan Özersay, cumhurbaşkanlığı için en genç aday. Uluslararası hukuk uzmanı, 12 yıl KKTC’nin müzakere ekibinde yer almış, dolayısıyla müzakere sürecini iyi bilen bir isim. Aynı zamanda, “Yolsuzluk, yozlaşma ve hukuksuzluklara karşı temiz toplum” sloganı ile kurulan ‘Toparlanıyoruz Hareketi’nin kurucu üyesi. Uzun yıllar acı çekmiş Kıbrıs Türk toplumunun daha iyi yönetimi hak ettiğini söylüyor, temiz siyaset sözü veriyor.

1) Müzakerelerin bugüne kadar çözüme ulaşmamasının size göre temel nedeni nedir? Bundan sonraki süreçte atılacak yeni adım ne olmalı?

Çözümsüzlüğün sebebinin uluslararası toplumun yaratmış olduğu şartlar olduğunu düşünüyorum. Mevcut statüko, her iki taraf için de karşılıklı olarak zarar veren, rahatsız eden bir durum yaratmıyor. Dünyanın öncelikler listesinde değiliz. Yönetimi ve zenginliği paylaşmaya hazır olmamakla da alâkalı bir durum. Ortaya çıkacak model ne olursa olsun paylaşma gerektirecek. Toplumları buna hazırlamak lazım. Bence iki paralel sürece ihtiyaç var. Biri kapsamlı çözüm müzakeresi, diğeri insanları çözüme hazırlayacak işbirliği olanakları yaratmak.

2) Maraş konusunda KKTC nasıl bir yol izlemeli?

Maraş konusunda bir öneri yapmıyorum, bir adımdan bahsediyorum çünkü müzakere masasında bu konu defalarca konuşuldu. Kıbrıslı Türklere on yıl önce limanların açılması ve doğrudan ticaret konusunda bir söz verildi. O zamandan bu yana bunu beceremeyen AB (Avrupa Birliği), o sözün tutulabilmesi için başka bir bedel ödememizi istiyor. Ben bu bedeli ödemem. BM (Birleşmiş Milletler) ve Rum tarafına çözümden önce iade edilmesine karşıyım. Ama biz Maraş’ı askeri bölge statüsünden çıkarırız, Mağusa Belediyesi’ne bağlı Kıbrıs Türk Yönetimi’nde açarız. Malının statüsünü kanıtlayan sahiplerine malını iade ederiz. Böylece hem biz uluslararası hukuka yaklaşmış oluruz hem oraya gelecek insanlar yatırımı Kuzey Kıbrıs’tan yapmış olur, bu da ekonomiye bir katkı sağlar.

3) Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin rolünün ne olması gerektiğini düşünüyorsunuz?

Müzakereler bağlamında Türkiye ile iyi bir diyalog halinde olduğumuza inanırım. Görevde olduğum dönem içinde süreci hep Türkiye ile müzakere ettik ama bütün önerileri de kendimiz geliştirdik. Sadece Türkiye’ye bırakmadık çünkü bu bizim kendi geleceğimiz. Öte yandan ikili ilişkilerde Türkiye ile sağlıklı bir ilişki içinde olduğumuzu düşünmüyorum. Bizde siyaset çözemediği sorunları hep Türkiye’ye yükleme şeklinde gelişir. Sorumluluklarımızın bilincinde tedbirler almak gerek. Doğa boşluk sevmez; siz yönetemezseniz biri gelir yönetir. Kendimizi yönetmek istiyorsak Türkiye’nin bir şey söylemesini beklemeden kurumlarımızı bu particilik meselelerinden çıkarıp çekidüzen vermemiz gerek.

4) Kıbrıs Türk toplumunda çözümün olacağına dair büyük bir umutsuzluk var. Kıbrıs halkına yeni ne söylenebilir?  

Umutsuzluk olması doğal çünkü siyasette verilen sözlerin tutulmadığı, yapılamayacak şeylerin de vaat edildiği bir dönemden geçtik. 2004’te verilen sözlere inanılmıştı ama olmadı. Ayrıca siyasette yozlaşma ve yolsuzluk olduğuna inanıyorum. Bunların umutsuzluk vermesi normal ama başka yerlere göre bizdeki değişme, geleceğimize sahip çıkma ihtimali daha fazla. Vazgeçersek bütün şansımızı yitiririz. Önemli olan gençlerin de bu sürece sahip çıkması.

Grafikli anlatımlar ve interaktif sunumların da yer aldığı, Al Jazeera Türk dergi özel uygulamasını iPad ve iPhone’lardan, Android tabletlerden indirebilirsiniz.

AlJazeera Turk
AlJazeera Turk

Latest posts by AlJazeera Turk (see all)