AKDENİZ’İN YÜZEN ÜNİVERSİTESİ

Kıbrıs’ın kuzeyi böyle anılıyor. Ada’nın Türk tarafı benzerine zor rastlanır bir modelle, bir mucize yaratmış. Üniversiteler ve öğrencileri bu küçücük ülkenin dev lokomotifi.

Hilmi Hacaloğlu

Özgür Tekşen

Bir ülke düşünün, dünyada yalnızca tek devlet tarafından tanınsın ve o küçük ülkenin 100’den fazla ülkede, aralarında bakanların, gazetecilerin, akademisyenlerin, müteşebbislerin, bürokratların olduğu fahri tanıtım elçileri, gönüllü konsolosları olsun. Bu gerçeküstü durumun öznesi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. 41 yıldır dünyadan izole KKTC, üniversiteleriyle parmak ısırtan bir eğitim mucizesine sahne oluyor.

Ada’nın Türk tarafında ikisi önümüzdeki yıl eğitime başlayacak toplam 11 üniversite var. KKTC’de yükseköğretimi 1979’da Yüksek Teknoloji Enstitüsü adında Doğu Akdeniz Üniversitesi başlatmış. Onu 1985’te Girne Amerikan, Yakındoğu ve Lefke Avrupa Üniversiteleri takip etmiş.

KKTC nüfusunun yüzde 25’i öğrenci. Bu alanda dünya şampiyonu. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

KKTC nüfusunun yüzde 25’i öğrenci. Bu alanda dünya şampiyonu. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

116 ülkeden 70 binden fazla üniversiteli

Üniversite patlaması ise 2000’lerin sonuna denk geliyor. Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, ODTÜ Kalkanlı, Akdeniz Karpaz Üniversitesi, Lefkoşa İngiliz Üniversitesi, Girne Üniversitesi, İTÜ KKTC Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs’ta yüksek öğrenim veriyor. Çukurova Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Akdeniz Araştırma ve Bilim Üniversitesi ise eğitime başlamak için gün sayıyor.

Yaklaşık 300 bin nüfuslu KKTC’de 116 ülkeden 70 bin 384 üniversite öğrencisi yükseköğrenim görüyor. Bunların sadece 13 bin 576’sı KKTC vatandaşı.

Bu üniversite adasından aslan payını 40 bin 687 öğrenci ile Türkiye alıyor. Eğitim için Anadolu topraklarından Kuzey Kıbrıs’a yelken açanlardan sonra en büyük öğrenci grubu Afrika’dan. Çok değil 10 yıl önce KKTC’de sokakta bir Afrikalı parmakla gösterilirken bugün Girne, Afrika kolonisi gibi. Özellikle Nijeryalı öğrenci akını dikkat çekici. ‘Avrupa’daki Nijeryalı Öğrenciler Birliği Genel Sekreteri’ Girne Amerikan Üniversitesi öğrencisi. 21 yaşındaki Temile Emmanuel, KKTC’de 1300’ten fazla Nijeryalı öğrencinin eğitim gördüğünü söylüyor.

Avrupa’daki Nijeryalı Öğrenciler Birliği’nin merkezini Girne’ye taşımak için büyük gayret gösteren Emmanuel, “Dünya çapında eğitim alıyorum. Üstelik hem ucuz, hem yabancı olduğumuz hissettirilmiyor. Dünyanın onlarca ülkesinden insanla arkadaşlık kuruyorum. İleride Nijerya Dışişleri Bakanı olduğumda bayağı işime yarayacak.” diyor yarı şaka yarı ciddi.

Emmanuel, boş zamanlarında üniversitenin yabancı öğrencilerin adaptasyonunu hızlandırmak için kurduğu ‘Çok Kültürlü Merkez’de görev alıyor. Birliğin koordinatörü Naira Hajiyeva da Azerbaycan’ın Bakü Uluslararası Üniversitesi’ni bitirdikten sonra master için Girne’ye gelmiş.

Azeri Naira Hajiyeva ve Nijeryalı Temila Emmanuel Girne Amerikan Üniversitesi’ndeki Çok Kültürlü Merkez’de omuz omuza çalışıyor. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

Azeri Naira Hajiyeva ve Nijeryalı Temila Emmanuel Girne Amerikan Üniversitesi’ndeki Çok Kültürlü Merkez’de omuz omuza çalışıyor. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

Hajiyeva, yeni adresini internetten keşfetmiş, “Burs şartları da uygun olunca, vakit dardı, çok hızlı karar verdim. Kıbrıs’a gelene kadar neredeyse hiçbir bilgim yoktu. Ancak burada çok mutluyum. İş buldum. Bir süre daha burada kalacağım. Girne büyülü bir yer.” sözleriyle adanın ‘şeytan tüyü’nden bahsediyor.

1990’lı yıllarda Kuzey Kıbrıs’ta okuyan arkadaşlarım sosyal hayatın çöl gibi olduğunu söylerlerdi. Gece yapılan araba yarışları, bilardo turnuvaları ve Casino’dan ibaret bir sosyalleşme. Şimdi özellikle kampüsler çok şenlikli görünüyor. Ürdünlü öğrenci Mahmud El Hadidi, “Çok renkli bir sosyal hayatımız var. Ülkelere özgü partilerimiz oluyor mesela, orada yerel danslar sergileniyor, yerel yemekler sunuluyor. Çok eğleniyoruz. İsteyen üniversitede tiyatro yapıyor, isteyen sinemaya gidiyor. Kafeler, barlar bence bir Avrupa ülkesinden hiç de aşağı değil. Herkes birbirine sevecen yaklaşıyor. Üstelik ülkeme çok yakın ve muadili üniversitelere göre, yaşam çok ucuz.”

Türkiye adaya en fazla öğrenci gönderen ülke. Üniversitelere YGS ve LYS puanlarıyla yerleştiriliyorlar. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

Türkiye adaya en fazla öğrenci gönderen ülke. Üniversitelere YGS ve LYS puanlarıyla yerleştiriliyorlar. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

Üç ayrı coğrafyadan gelmiş yabancı öğrenciler gerçekten mutlu, peki ya Türkiye’den gelenler? Onlara bir dokun bin ah işit… Öncelikli sorun fahiş kiralar. 1+1 evlerin ortalama kirası 300 sterlin yani yaklaşık 1200 lira. Van’dan gelip Girne’de hukuk eğitimi alan Kadir Sinir masraflarını biraz olsun karşılayabilmek için otel fotoğrafçılığı yapıyor. “Burası Türkiye’den daha pahalı. İçki ve sigara dışında her şey ateş pahası. Türkiye’de 500 TL’ye oturabileceğin daireye biz üç arkadaş 1500 lira veriyoruz.”

Sınıf arkadaşı Mehmet Demir üçüncü üniversitesini okumaya gelmiş. Avukat olmak istiyor. “Kıbrıs’ı, puanı daha düşük diye seçtim. Tabii Las Vegas havasıyla geldik ama Ceyhan bulduk. 8-10 otel var. Hayal kırıklığı oldu. Arkadaş evlerine gideriz, bir iki akşam dışarı çıkarız. Çalgı çengi, mezeleri güzel ama o kadar.”

Öğrenciler sanılanın aksine Kıbrıs’ta eğitimin zor olduğunu söylüyor. “Öyle bedava diploma yok, pabuç pahalı. Hocalar kimsenin gözünün yaşına bakmıyor.” diyorlar. Urfalı İbrahim Kılıç, “Türkiye’de geçme notu 60, burada 70; bu adaletsizlik.” diye ekliyor.

Kantinlerde yaptığım sohbetlerden anladığım bir üniversite öğrencisi, iki sömestrde 25 ila 50 bin lira arası para harcıyor. Anlayacağınız bir yıl İngilizce öğrenip, okulu uzatmadan diploma almak 125 bin liradan başlıyor. Ancak tabii fakülte ücretleri arasında farklılık olduğunu da belirtmek gerek. Ortalamalara bakılırsa Tıp Fakültesi 12 bin, Eczacılık Fakültesi 7 bin, Hukuk Fakültesi 6 bin diğer fakülteler ise ortalama 5 bin euro civarında yıllık eğitim harcı alıyor.

Yıllardır izolasyon altında zor günler geçiren ve dünya ekonomisine entegre olamayan Kuzey Kıbrıs için üniversiteler bacasız fabrika gibi. Ada dışından gelen öğrenciler yılda 1,5-2 milyar lira civarında ekonomik katkı yaratıyor. KKTC 2015 bütçesinin 4 milyar 95 milyon lira olduğu hatırlandığında üniversitelerin kıymeti daha net anlaşılıyor. KKTC eğitim ihracatını geliştirmek istiyor ama zaman zaman sıkıntı yaşıyor.

Durumu KKTC Dışişleri Bakanı Özdil Nami anlatıyor. “Eğitimi çok olumlu noktaya getiriyoruz ama aniden bizim dışımızda bir şey oluyor. İşte Arap Baharı sonrası Türkiye’nin bazı Arap ülkeleriyle arası açıldı. İsim de vereyim Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün. Oralarda üniversitelerimizi tanıtırken beklemediğimiz olumsuz tavırlarla karşılaşıyoruz. Ağzımızla kuş tutsak bazen fayda etmiyor. Dünyanın bakışı hep Türkiye penceresinden. Ankara’yla ilişkileri bozulunca, mutlaka önümüze engel olarak çıkıyor, bedelini biz de ödüyoruz!”

Adadaki özgürlük havası dört bir taraftan gelen öğrencileri cezbediyor. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

Adadaki özgürlük havası dört bir taraftan gelen öğrencileri cezbediyor. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

“Rumlar, Kuzey’e öğrenci akışını engellemek istiyor”

Son örnek Irak. Bağdat yönetimi artık KKTC diplomalarını geçersiz sayıyor. Doğu Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Ahmet Sözen, en azından Irak Kürdistan’ından öğrenci akışını sekteye uğratmamak için bir süre önce Erbil’de temaslarda bulunmuş. Temaslar sonrası Kuzey Irak’tan gelen öğrenci sayısını 234’ten 1000’e yükseltmeyi çalıştıklarını belirten Sözen, kendilerini engellemek için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin elinden geleni ardına koymadığını söylüyor.

kktc-avrupa-birligi-egitim-tanitim-afisi

AB’nin tanımadığı KKTC Avrupa’daki üniversitelerle ikili anlaşma yoluna gidiyor. Mezunlar bu üniversitelerde yüksek lisans yapabiliyor. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

“Kıbrıs Rum Dışişleri Bakanlığı’nın en temel misyonu, Kıbrıslı Türklerin devletinin statüsünün yükseltilmesini engellemek. Bu yüzden üniversiteleri yakından takip ediyor, öğrenci akışını kesmek için çabalıyor. Bir ülkeye gittiğimizi öğrenirlerse hemen büyükelçileri nezdinde diplomatik atağa kalkıyorlar. Bir üniversitenin davetlisi olarak Hollanda’ya gitmiştim. Rum kadın büyükelçi toplantının sonunda söz alarak benim akademik sıfatımı kullanamayacağımı ve orada uluslararası bir suç işlendiğini söyledi. Tabii gereken yanıtı verdim.”

‘Üniversiteler dünyada akredite’

Dünyada yalnız Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan KKTC’deki üniversitelerde 116 ülkeden öğrenci bulunması şaşırtıcı. İyi de uluslararası tanınırlıkta nasıl sıkıntı çekmiyorlar? Burada alınan diplomalar özellikle Avrupa ve Amerika’da geçerlilik taşıyor mu? Girne Amerikan Üniversitesi Rektör Vekili Profesör Sadık Ülker, bu sorulara kendinden gayet emin, “Kesinlikle, böyle bir problem yaşamıyoruz.” yanıtını veriyor.

Üniversitelerin önündeki en büyük engel Rum Yönetimi. Rumlar, uluslararası meşruiyet kazandıracağı endişesiyle öğrenci gönderen ülkelerde sürekli diplomatik girişim halinde. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

Üniversitelerin önündeki en büyük engel Rum Yönetimi. Rumlar, uluslararası meşruiyet kazandıracağı endişesiyle öğrenci gönderen ülkelerde sürekli diplomatik girişim halinde. [ÖZGÜR TEKŞEN/AL JAZEERA]

Girne Amerikan Üniversitesi de KKTC’nin diğer köklü üniversiteleri gibi uluslararası akreditasyonlarla, global yüksek eğitim sistemine kendini kabul ettirmiş.

Profesör Ülker, “Biz Almanya’nın akreditasyon kurumuyla çalışıyoruz. Bunlar iki yılda bir kendilerinin belirlediği zamanda gelip bizi denetliyor. Bu denetimleri bir eğitim kurumunun ISO belgesi olarak niteleyebilirsiniz. Denetimlerden hep başarılı çıktık. Dünyadaki akademik hayatta makbul olup olmadığımıza gelince; şu anda benim bildiğim iki tane Amerika Birleşik Devletleri’nde, birkaç tane de Avrupa ülkelerinde yüksek lisans ve doktora yapan öğrencimiz var.” diyor.

Önceki yıllardaki mezunları da hem Kuzey Kıbrıs’taki üniversitelerin tanıtımına hem de KKTC’nin meşruiyetinin yaygınlaştırılmasına hizmet ediyor. Arnavutluk’un mevcut Enerji Bakan Yardımcısı Dorian Duchka, Arnavutluk eski Savunma Bakanı Aldo Bumçi, Kosova Cumhurbaşkanı Siyasi Danışmanı Jeta Krasniqi; hepsi KKTC’deki üniversitelerden mezun isimler.

Girne Amerikan Üniversitesi’nin İngiltere’de Canterbury’de bir kampüsü olduğunu, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin de İran’ın Kiş Adası’nda İranlılarla ortak üniversite kurma hazırlıkları yaptığını da not edelim.

KKTC üniversiteleri dünyada geçerli mi?

KKTC Üniversiteleri Erasmus programına resmen dâhil değil ama Avrupa üniversiteleriyle yaptıkları anlaşmalarla birçok Avrupalı öğrenciyi kendi ülkelerine getirip, kendi öğrencilerini de o ülkelerdeki üniversitelere yolluyorlar. Yani aslında fiilen Erasmus’un içindeler.

Üniversiteler bir başka statü problemini ise Türkiye’yle yaşıyorlar. Adadaki üniversiteler, Türkiye’de yükseköğretim sistemini düzenleyen YÖK’ün muadili Yüksek Öğretim Planlama Akreditasyon Planlama Kurumu’na (YÖDAK) bağlı. Malum diplomalar YÖK tarafından da kabul ediliyor.

Ancak burada bir sorun var. KKTC üniversiteleri Türkiye içi mi dışı mı sayılıyor?

İşte o belirsiz.

Profesör Sadık Ülker, problemi bir örnekle anlatıyor, “YÖK, yurtdışındaki üniversitelerle yapılan işbirliğini Farabi Programı kapsamında, Türkiye’deki üniversiteler arasındakini ise Mevlana Programı kapsamında yapıyor. Peki, biz neyiz, bu net değil. Bazen ulusal bazen uluslararası gibi muamele görüyoruz. Geçenlerde Azerbaycan’da bir işbirliği anlaşması imzaladık. Ama hangi kapsamda olacağımız tartışma yarattı. Bu da bazen güvensizlik yaratıyor.” diyor.

Suriyeliler için güvenilir liman

Yabancı öğrencilerin hepsi, sözleşmiş gibi KKTC’nin güvenli bir hoşgörü adası olduğuna vurgu yapıyor. Ama bunun altını en çok çizen Suriyeli öğrenciler. Onlarla Doğu Akdeniz Üniversitesi kampüsünde gezerken karşılaşıyorum. KKTC’de savaştan kaçmış yaklaşık 400 Suriyeli öğrenci var. Konuşmaya başlamadan isim ve fotoğraflarının yayınlanmayacağı sözü alıyorlar. Zira geçen yıl Al Jazeera Arapça’da yayınlanan ‘Suriye’deki öğrenciler Esed rejimini eleştiriyor’ haberi sonrası Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın hışmına uğramışlar. Öğrencilerin anlattığına göre, bakanlık Suriye’deki kız öğrencilerin pasaport yenileme taleplerini, askerlik tecili başvurularını kabul etmiyor.

Altı kişilik gruptaki tek erkek iç mimarlık okuyor. Eğitimine devam etmek için önce Kahire’nin yolunu tutmuş ancak oradaki üniversite, mezuniyet için dört dönem daha ders almasını şart koşunca Lefkoşa’yı tercih etmiş, “Hâlbuki bir sömestirlik dersim kalmıştı. Burada iki dönemde tamamlayabileceğim söylendi. İyi bir de burs veriler. Kaldım. İngilizcem de çok gelişti. Burası bizim için güvenilir liman.” diyor.

dogu-akdeniz-unv-kantin-ogrenciler

Gruptaki kızlardan biri bankacılık okuyor. O da diğerleri gibi Humus’tan gelmiş. Türkiye’de bankacılık yapmak istiyor. Laf lafı açıyor. Konu Suriye’ye gelince yaşananlardan dolayı Esed’i sorumlu tutuyor. “Biz özgürlük istiyorduk. O bize ölüm vaat etti. Şimdi ülkemizden geriye bir şey kalmadı. Suriye’de bir gelecek göremiyoruz. Hepimizin nefret ettiği IŞİD’i de o yarattı. Görünen tek çaremiz burada ya da Türkiye’de hayata tutunmak.” diyor.

KKTC’nin iktisadi durumunu düzeltmek için üniversitelere umut bağladığı doğru ama başta savaştan kaçan Suriyeliler, birçok ülkeden genç için de büyük umut kapısı.

Grafikli anlatımlar ve interaktif sunumların da yer aldığı, Al Jazeera Türk dergi özel uygulamasını iPad ve iPhone’lardanAndroid tabletlerden indirebilirsiniz.

AlJazeera Turk
AlJazeera Turk

Latest posts by AlJazeera Turk (see all)