BÖLÜNMÜŞ ADANIN PARA DURUMU

Rumlar krizin etkilerini atmaya çalışıyor, Türkler ise hâlâ tecritte ama idare ediyor. Kıbrıs’ta iki tarafın para durumuna baktık.

Onur Erdoğan

Güray Ervin

Birkaç yıl öncesine kadar Lefkoşa’nın Rum tarafındaki en işlek cadde olan Makarios Bulvarı’nda sıra sıra kiralık ilanları var. Caddeler hep sakin, mağazalar boş. Büyük bir spor markasının şubesini işleten Kypros Papadopulos “İki üç yıl öncesine göre işler yarı yarıya düştü.” diyor.

Caddenin karşısındaki mütevazı mağazada da durum benzer. Chryso Gavriel “22 yıldır buradayız, kaliteli ürün ve iyi fiyatlarla ayakta kalabildik ama artık zorlanıyoruz” diye yakınıyor.

Güney Kıbrıs 2013’teki ekonomik krizin etkilerini üzerinden atabilmiş değil. Güney’in ekonomisi 2009’da küresel krizin etkisiyle başladığında durgunluğa girdi, sonra da toparlanamadı. Bunda ekonomik büyüme modelinin etkisi var. Bu modelin temeli, 1974’teki bölünmeden bu yana turizm ve finansal hizmet sektörü (başta bankacılık). Bankalar yıllar boyu yurtdışından para çekmek için düşük vergilerle yüksek faiz verdi. Faizleri ödeyebilmek için de parayı yüksek gelir getiren riskli pazarlara yatırdı. Bunların başında Yunanistan vardı. Avrupa Birliği ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Yunanistan’ın borçlarına karşılık yaptığı mevduat kesintisinde[1] Rum bankaları yaklaşık 3 milyar euro kaybetti.

İkinci riskli pazar inşaat sektörüydü. Güney Kıbrıs 2004’te AB üyesi oldu. Eurozone’a ise 2008’de girdi. Ülke euro kullanmaya başlayınca inşaat sektöründe sorunlar başladı.[2] Bankalar verdikleri kredileri geri alamaz hale geldi. Mevduat faizlerini de ödeyememeye başladılar.

Bir dönem alışverişin kalbi olan Makarios Bulvarı krizin etkisiyle son birkaç yıldır tenha. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Bir dönem alışverişin kalbi olan Makarios Bulvarı krizin etkisiyle son birkaç yıldır tenha. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

2011’de bir askeri üsteki patlama da ülkenin en büyük elektrik santralini kullanılmaz hale getirdi. Patlamanın maliyeti yaklaşık 2 milyar euro oldu. Bu, Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSYH) yaklaşık 20 milyar euro olan ülke için büyük maliyetti.

Gidişattan huzursuz Güney Kıbrıslılar harcamalarını kıstı. Hükümet finans sektörünü desteklemek için gerekli nakdi piyasadan toplayamayınca, Troyka’dan[3] kurtarma paketi istedi. 10 milyar euroluk pakete onay çıktı, ülke iflastan kurtuldu. Bankacılık sektörü ise kurtarma paketinin katı koşullarının etkisiyle 2013’te çöktü. Mevduat sahipleri paralarını büyük oranda kaybetti. Bankacılık sektörünü emlâk sektörü izledi. Ekonomi dönmemeye başladı.

Eskiden filelerini dolduran Rumlar krizden beri daha tutumlu. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Eskiden filelerini dolduran Rumlar krizden beri daha tutumlu. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Krizin sokağa etkisi her yerde hissediliyor. 25 yıldır taksicilik yapan Dimitrios Christoforu, “Kriz öncesine göre işler yüzde 80 düştü. İnsanlar işsiz. Taksiye binen, alışverişe giden yok.” diyor.

Şehir pazarı kalabalık ama esnaf alışverişten memnun değil. Dinos Savva “Yüzde 50-60 düşüş var. Sebebi basit, para yok.” diyor. Chrystalla Avraam “İnsanlar yiyor tabii ama çok temkinli davranıyor. Gelip filelerini doldururlardı, şimdi iki parça brokoli alıp gidiyorlar.” diye ekliyor.

Pazar esnafı krizden bu yana işlerin yarı yarıya düşmesinden şikâyetçi. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Pazar esnafı krizden bu yana işlerin yarı yarıya düşmesinden şikâyetçi. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Kriz kamuyu da vurdu. Maaşlarda kesinti oldu. Yoanna Papadopulos Yunanistan’dan gelen bir öğretmen: “Buradaki maaşlar oranın iki katıydı. Fiyatlar daha yüksekti ama Yunanistan’daki aileme para bile gönderebiliyordum. Son üç yılda maaşım üçte bir eridi.”

Ekonominin performansı krize kadar parlaktı. Ülke 2001’de IMF’nin ‘gelişmekte olan ekonomiler’ kategorisinden ‘gelişmiş ekonomiler’ kategorisine terfi etti.[4] AB’ye girdiği tarihten Eurozone’a girdiği tarihe kadar ortalama yüzde 4 büyüdü. İşsizlik oranı yüzde 3’tü.

Bu parlak performans, duraklamanın başladığı 2009 ile 2013 krizi arasında tepetaklak oldu; ekonomi 4 yılda yüzde 8,2 küçüldü. İşsizlik oranı yüzde 17’ye fırladı.

Güney Lefkoşa’nın Eski Şehir bölgesi turunç ağaçları ve Arnavut kaldırımlarıyla adaya özgü bir çekim merkezi. Kentin yeni gözde mekânı da burası. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Güney Lefkoşa’nın Eski Şehir bölgesi turunç ağaçları ve Arnavut kaldırımlarıyla adaya özgü bir çekim merkezi. Kentin yeni gözde mekânı da burası. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Avgi Riri 24 yaşında. Güzel Sanatlar Dekorasyon Bölümü’nden mezun. Mezuniyeti emlâk sektörünün çöktüğü döneme denk gelmiş. Mesleğiyle ilgili iş bulamamış. “Bir giyim mağazasında çalışmaya başladım. Altı gün, 50 saat çalışıyordum. Aldığım para 800 euro idi.” Koşullar dayanılmaz olunca işi bırakmış. Şimdi bir gözlük mağazasında part-time çalışıyor.

Yapısal dönüşüm

Ada’nın ekonomisi son 50 yılda dönüşüm yaşadı. 1960’larda temelde tarımla dönüyordu. Bölünme ekonomiyi vurdu. Güney’in üretim kaynaklarının yüzde 70’i kayboldu. Turizmde kayıp yüzde 65’e ulaştı. Sanayide yüzde 46, madencilikte 56 oranında kayıp oldu.[5]

Bugün kişi başına milli geliri yılda 25 bin 210 dolar[6] olan Güney Kıbrıs bölünmenin darbelerine karşı hizmet sektörüne tutundu. Halen ülkede çalışanların yüzde 71’i bu sektörde.[7] Sektörlerin ekonomideki dağılımları şöyle:

Hizmet sektörü: % 81,7

Sanayi: % 15,9

Tarım: % 2,4

Hizmet sektöründe finans gibi turizm de önemli yere sahip. Güney Kıbrıs, Dünya Ekonomik Forumu Seyahat ve Turizm Rekabet Endeksi’nde 140 ülke arasında 29. sırada yer alıyor.[8] Turist sayısı yıllık ortalama 2 buçuk milyona yakın.[9] Ekonomik küçülmeye rağmen turizm gelirleri 2011-2013 yılları arasında arttı. 1,75 milyar eurodan 2,82 milyar euroya yükseldi.

Güney Kıbrıs’a en çok turist İngiltere’den gidiyor. 2014’te bu sayı 870 binden fazlaydı. İkinci sıradaysa 636 bin turist ile Rusya var. Rusya aynı zamanda en büyük yabancı yatırımcı.

Hemen her mağazada ‘indirim’ ilanı var. Rum esnafın ekonomik beklentileri düşük. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Hemen her mağazada ‘indirim’ ilanı var. Rum esnafın ekonomik beklentileri düşük. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Rusya’nın Rum ekonomisindeki yüksek payı, burayı önümüzdeki dönemde zorlayacak gibi. Moskova, Ukrayna politikası nedeniyle Batı’nın yaptırımları altında. Buna petrol fiyatlarındaki düşüş ve rublenin değer kaybı eklenince, kriz oldu. Durum Rumları da etkiliyor.

Turizmci Lambros Yiorkacis “İki yıl önce ocak-şubat döneminde yaz için otellerde yer kalmazdı. Ama daha dün bir otel yaz için kampanya başlattığını söylemek için aradı. Demek ki beklentileri düşük.” diyor. Yiorcakis, Rusya’nın son birkaç yıldır Batı’dan gelen turist sayısındaki düşüşü telafi ettiğini hatırlatıyor, bu yaz o boşluğun dolmayabileceğini söylüyor.

Rus pazarıyla ilgili tablo karamsar olsa da Kıbrıs Üniversitesi’nden ekonomist Stavros Zenios gelecekle ilgili iyimser: “Bankacılık çöktü ama denetçi, hukuk ve danışmanlık hizmeti veren firmalar ayakta. Hizmet sektörünün sanılandan çok daha dayanıklı olduğunu gördük. İki yıl içinde istikrar sağlandı. Şimdi zorlu reformları yapmamız gerek.” Zenios reformlar planlandığı gibi yürürse iyileşme belirtilerinin gelecek yıldan itibaren görüleceğini söylüyor.

Ekonomik krizden Güney kadar etkilenmeyen KKTC’de fileler dolu. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Ekonomik krizden Güney kadar etkilenmeyen KKTC’de fileler dolu. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Kuzey’in yalnızlığı

Lefkoşa’nın güneyinden kuzeyine geçince farklı bir tablo var. Rum tarafındaki görünüm bu tarafta yok. Binalar özensiz, yollar bakımsız.

KKTC ekonomisi Güney’in beşte biri. GSYH 2013’te 4,1 milyar dolardı. Kişi başına düşen gelirse 15 bin 622 dolar. GSYH’nin sektörel dağılımı şöyle:[10]

Hizmet sektörü: % 71,5

Sanayi: % 23,3

Tarım: % 5,2

KKTC ekonomisinde üniversitelerin rolü büyük. Yukarıdaki tabloda hizmet sektörü içinde gösterilen üniversite ekonomisinin GSYH’deki payı yüzde 5,6. (Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için Akdeniz’in Yüzen Üniversitesi dosyasına bakılabilir.)

Kuzey’de ekonominin güneye oranla küçük olmasının temel nedeni yalnızlığı. Türkiye hariç KKTC’yi tanıyan yok. Türk tarafı Annan Planı’na “Evet” diyerek çözüm için iradesini gösterdi ama AB ekonomik ambargolarını hâlâ kaldırmadı. KKTC’nin ticaret sahası çok dar. AB Adalet Divanı (ABAD) kararları nedeniyle AB, Kuzey Kıbrıs’tan ithalatı tercih etmiyor. Çünkü karar gereğince KKTC üçüncü ülke statüsünde. Bu durum, ürünlere ekstra gümrük vergisi bindiriyor. Bu da rekabet gücünü zayıflatıyor.

2013’te toplam ihracat 120 milyon dolardı. Bunun 63 milyon doları Türkiye’yeydi. İhracatta ikinci büyük pazar 38,6 milyon ile Ortadoğu.

İthalat rakamları ihracatın 10 katından fazla. 2013’te ithalat 1 milyar 700 milyon doları buldu. Bunun 1,1 milyarı Türkiye’den. Türkiye Kıbrıs’a her yıl ortalama 400 milyon dolar civarında mali destek de veriyor. Denktaş döneminin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı, ekonomist Ünal Akifler’e göre, bu Kıbrıs’ı Türkiye’ye bağımlı kılıyor: “Toplantılara giderdim Türkiye’ye 1976-77’de, müsteşarlara gizli gizli ‘Vermeyin!’ derdim. Çünkü alışacağız. Çocuk nasıl hep zora düşünce “Baba!” diye bağırır, öyle olacağız. Öyle de oldu.” Akifler, Türkiye ile ithalat-ihracat dengesini de “Kaşıkla verip kepçeyle almak” olarak niteliyor.

Hellim mi hallumi mi?

Küçük KKTC ekonomisinin büyük tartışmalarından biri hellim ya da Rumların söyleşiyle ‘hallumi’. Hellim Kıbrıs’ın meşhur peyniri. Her iki tarafta da yapılıyor. Ama Ada’da uzun zamandır bir tescil krizi yaşanıyor. Kriz, çözümsüzlüğün mikro bir örneği.

Rum Yönetimi, Ada’nın tek temsilcisi olduğu iddiasıyla tescilleme yetkisi kendisinde olsun istiyor. Burada devreye denetim sorunu giriyor. Hellimin tescillenebilmesi için, şartlara uygun olduğunu gösteren denetimin yapılması şart. Ancak Rumlar kuzeyde kontrol sahibi değil. Türk tarafı egemenlik ihlali saydığı için denetimde Rumlara izin vermiyor. Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın yapmasını istiyor. Rumlar da buna karşı çıkıyor.

Rum Yönetimi tartışmalara rağmen peynirin coğrafi tescili için 2006’da AB’ye başvurdu. Türk tarafının itirazları sonrasında dosyada eksiklikler olduğu gerekçesiyle başvuru reddedildi. Rumlar geçen Temmuz’da yeniden başvurdu. Henüz sonuç alınmadı.

Kıbrıs’ta yaşanan hellim sorunu çözümsüzlüğün mikro bir örneği. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Kıbrıs’ta yaşanan hellim sorunu çözümsüzlüğün mikro bir örneği. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Hellim Kuzey Kıbrıs’ın ürün ihracatının yüzde 25’ini oluşturuyor. Maddi karşılığı 35 milyon dolara yakın. Başvuru onaylanırsa KKTC ekonomisi darbe alacak.

Turizm

Lefkoşa’nın eski şehir bölgesinde dolaşırken kış aylarında bile karşınıza yabancı turistler çıkıyor. Turizm ülkede ekonomiyi döndüren sektörlerden. 2013’te sektörün GSYH’ye katkısı 272 milyon dolara, yüzde 8,7’ye ulaştı. 2009-2013 arası yüzde 52 büyüdü. Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Hasan Güngör sektördeki eksiklere dikkat çekiyor. “Lokomotif sektörümüz turizm ama lokomotifin üzerinde motosiklet motoru vardı. 15 bin yatakla turizm olmaz. Bu ölçekteki bir ülke için minimum yatak sayısı 50 bin olmalı.”

2013 verilerine göre yatak sayısı 19 bin civarında.[11]

KKTC’ye başta Türkiye ve İngiltere olmak üzere 20’ye yakın ülkeden turist gidiyor. 2013’te sayı 1 milyon 232 bindi.

Lefkoşa’daki Büyük Han’da hediyelik eşya satan Tuğba Şenol, sektörün geliştiğini söylüyor. “Dört yıldır buradayım. Normalde mart sonuna kadar açmıyorum ama bu yıl Ocak sonu itibarıyla gruplar başladı. Geçmiş yıllara göre çok daha iyi.”

Sayfa 13 Kıbrıslı Türkler turizmin geçmiş yıllara göre çok daha iyi olduğunu ama asıl atılımın çözümle yaşanacağını düşünüyor. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Kıbrıslı Türkler turizmin geçmiş yıllara göre çok daha iyi olduğunu ama asıl atılımın çözümle yaşanacağını düşünüyor. [GÜRAY ERVİN/AL JAZEERA]

Giyim mağazası sahibi Ahmet Cabacaba ise 46 yıldır bu işi yapıyor: “Rahat, huzurlu bir hayatımız var. Türkiye’yi kış sezonuna biraz daha alıştırabilirsek çok daha iyi olacak.”

Restoran işleten Hasan Ceyda ise “Çözüm lazım.” diyor; “Güney ile yapılacak bir anlaşmanın turizme çok şey katacağını düşünüyorum. Siyasilerin daha çok çaba sarf etmesi gerek.”

Memurlar

KKTC ekonomisinin en tartışmalı konularından biri kamu çalışanları. 2013 verilerine göre, 287 bin nüfuslu Kuzey’de devletten maaş alanların sayısı yaklaşık 40 bin. Bunun 13 bini emekli.

Ekonomist Ünal Akifler’e göre, bu kadar çok memur olmasının nedeni hükümetlerin oy kaygısı. “Kazanayım diye aldı, iki misli de maaş verdi. Sonra da zorlanmaya başladılar tabii.”

Bütçenin yarıya yakın kısmı memura ayrılınca, KKTC Türkiye’nin de baskısıyla yeni bir düzenleme getirdi. Memurların 2011’den itibaren daha düşük maaşla göreve başlaması kararlaştırıldı. Kesinti yüzde 40’a varıyor.

Öğretmen Süleyman Gelenel bu uygulamadan mağdur olduğunu anlatıyor. “Aynı işi yapıyorsun ama yasadan önce işe başlayan bir öğretmen senden yüzde 30-35 fazla alıyor.” Gelenel’in maaş dışında kesintileri de olmuş: “Kitap, kıyafet vs. için verilen hazırlık ödeneğini de alamadık. Bir sınıfta var, diğerinde yok. Böyle bir eşitsizlik oldu.”

Türk tarafı yıllardır süren ambargoya ve dünyadan tecrit edilmesine rağmen durumu idare ediyor. Son küresel krizde Türkiye sarsılmayınca Kuzey de sarsılmadı. Ama bu, Kıbrıslı Türklerin dünyayla entegrasyon ihtiyacının, verilen sözlerin tutulma talebinin bittiği anlamına gelmiyor.

[1] AB ve IMF iflasın eşiğindeki Yunanistan’a 2010 ve 2012’de toplam 240 milyar euro borç verdi. İkinci borç paketinin koşulu gereği bankalarda biriken, garanti kapsamında olmayan mevduatlarda kesintiye gidildi. Kıbrıs bankalarının da arasında bulunduğu özel sektör kesintide büyük para kaybına uğradı.

[2] Eurozone kavramı AB’de euro kullanan ülkeler için kullanılıyor. Güney Kıbrıs’ın euro kullanmaya başlaması ülkede pahalılığa yol açtı. Bu durum pek çok sektörde rekabet gücünü azalttı. Örneğin KKTC euronun yaklaşık üçte biri değerindeki TL’yi kullandığı için Güney, Kuzey’e karşı görece avantajını kaybetti. Benzer bir durum inşaat sektöründe yaşandı. Euro’ya geçişle birlikte ev fiyatları devamlı arttı.

[3] AB, AB Merkez Bankası ve IMF

[4] http://www.imf.org/external/pubs/ft/weo/2001/01/data/index.htm#changes

[5] Cyprus Business & Investment Opportunities Yearbook, sayfa: 38

[6] http://data.worldbank.org/country/cyprus

[7] https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/cy.html

[8] http://www3.weforum.org/docs/WEF_TT_Competitiveness_Report_2013.pdf

[9]http://visitcyprus.biz/wps/wcm/connect/8ab6ec8042fd52308ddc8f7d6a944345/Arrivals+Dec+2014.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=8ab6ec8042fd52308ddc8f7d6a944345

[10] T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği Yardım Heyeti Başkanlığı’nın ‘KKTC 2013 Ekonomi Durumu Raporu’ndaki güncel veriler, Güney Kıbrıs’la karşılaştırılması açısından burada CIA’in ‘The World Factbook’ raporundaki modeline göre, üç temel sektör bazında hesaplanmıştır. KKTC raporunda ‘İthalat Vergileri’ ve ‘Serbest Meslek’ diye tanımlanan sektörler sanayi sektörü içinde kabul edilmiştir.

[11] KKTC 2013 Ekonomi Durumu Raporu

Grafikli anlatımlar ve interaktif sunumların da yer aldığı, Al Jazeera Türk dergi özel uygulamasını iPad ve iPhone’lardanAndroid tabletlerden indirebilirsiniz.

AlJazeera Turk
AlJazeera Turk

Latest posts by AlJazeera Turk (see all)