ARAPÇA, ALMANCA BİLEN DOKTOR ARANIYOR!

Türkiye’de son yıllarda sağlık turizmi alanında yapılan yatırımlara ve şifa bulmak için ülkeyi tercih eden turistlerin artışına bakılırsa yakında bu tür ilanlar çoğalacak gibi.

Aslı Ortakmaç

Geçen Mart, Türk asıllı Alman vatandaşı üç genç kadın Türkiye’deki akrabalarına haber vermeden bir haftalığına İstanbul’a geldi. 20’li yaşların sonlarındaki Nuray, Hülya ve Arzu’nun ziyaret amaçları bu kez farklıydı. “Son seyahatimin sebebi ne deniz tatili ne de akraba ziyaretiydi. Estetik operasyon yaptırmak için geldim.” diye anlatıyor Baden’de yaşayan Nuray.

Nuray burun, göz kapağı, Arzu burun, Hülya göğüs büyütme operasyonu yaptırmış.

Türkiye’yi tercih eden uluslararası hastaların 7’de biri göz hastalıklarını tedavi için ülkeye geliyor. (ANADOLU AJANSI)

Türkiye’yi tercih eden uluslararası hastaların 7’de biri göz hastalıklarını tedavi için ülkeye geliyor. (ANADOLU AJANSI)

Operasyon için Türkiye’ye karar vermeden önce epey araştırdıklarını söylüyorlar. “Türkiye güzellik konusunda çıtasını bayağı yüksek tutan bir ülke. Ayrıca estetik ameliyat istatistiklerinin de yüksek olduğunu gördük. Doktor seçiminde ise sosyal medyada çok konuşulan bir cerraha karar verdik. Cerrahımız çok deneyimliydi, pek çok görsel örnek sunabiliyordu.” diyor Arzu.

Hülya ise Türkiye’de estetik yaptırmanın Avrupa’ya göre çok daha ekonomik olduğunu vurguluyor: “Türkiye’de isim yapmış doktorların ücretleri, Almanya’da fazla deneyimi olmayan doktorlarla hemen hemen aynı.”

Bir haftalığına Nişantaşı’nda bir daire kiralayan arkadaşlar, ameliyat sonrası bir gece hastanede kaldıktan sonra evde yaralarının iyileşmesi için dinlendiklerini, birbirlerine hastabakıcılık yaptıklarını anlatıyor. “Şimdilik sıkıntımız yok. Acil komplikasyon olursa, doktorumuza hemen ulaşamamak sorun olabilir. Ama doktorlar hastalarını kontrol için artık yurtdışına da gelebiliyor.” diyor Nuray.

Estetik operasyonlardan, kanser, kalp damar hastalıklarına pek çok alanda tedavi olmak için Türkiye’yi tercih eden yabancıların sayısı her yıl artıyor. TÜRSAB’ın (Türkiye Seyahat Acentaları Birliği) Sağlık Turizmi 2014 Raporu’na[1] göre, 2013’te Türkiye’ye sağlık turizmi için gelenlerin sayısı 480 bin. Raporda sağlık turizminden gelirin 2013 itibarıyla 2,5 milyar dolar olduğu yazıyor.

Sağlık Bakanlığı tarafından en son 2013’te yayımlanan Türkiye Medikal Turizmi Değerlendirme Raporu’na[2] göre, 2012’de yaklaşık 262 bin uluslararası hasta Türkiye’de tedavi oldu.

Saç ekimi operasyonun maliyeti Türkiye'de 5 TL civarında. Maliyet Avrupa' da 5 katına çıkabiliyor. [FOTOĞRAF: ANADOLU AJANSI]

Saç ekimi operasyonunun maliyeti Türkiye’de 5 TL civarında. Maliyet Avrupa’ da 5 katına çıkabiliyor. [FOTOĞRAF: ANADOLU AJANSI]

En fazla uluslararası hasta gelen ülkeler:

Almanya: 43259

Libya: 38898

Rusya: 27604

Irak: 16926

Hollanda: 14959

Azerbaycan: 13023

İngiltere: 12456

Romanya: 5685

Norveç: 5554

Bulgaristan: 5511

ÖHSAD (Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği) Genel Sekreteri Dr. Cevat Şengül’ün verdiği bilgilere göre, 2014’te 1 milyar dolara yaklaşan sağlık turizmi cirosu söz konusu. Şengül, “Tüm özel sektörün 2014 yılı için SGK bütçesinden aldığı payın 7,9 milyar TL olduğu düşünülürse rakamın ne denli önemli olduğu daha rahat anlaşılır.” diyor. Şengül’ün bahsettiği ciro, sadece özel hastanelerde karşılanan tedavi masraflarını içeriyor. Buna konaklama, turistlerin ülkedeki diğer harcamaları da eklenince rakam daha yüksek miktarlara ulaşıyor.

Tüp bebek tedavileriyle ilgili başarılı sonuçlar, Türkiye’yi cazibe merkezi haline getiriyor. [FOTOĞRAF: GETTY]

Tüp bebek tedavileriyle ilgili başarılı sonuçlar, Türkiye’yi cazibe merkezi haline getiriyor. [FOTOĞRAF: GETTY]

“Libya’daki doktorlar kanser olduğumu sakladı”

Türkiye’ye şifa bulmak amacıyla gelen yabancıların sayısındaki bu artışta şüphesiz ki bu alanda yapılan yatırımlar ve teşvikler önemli rol oynuyor.

Türkiye’de tedavi için gelen hastaların büyük çoğunluğu temmuz ayını tercih ediyor. Bu da gösteriyor ki sağlık ve turizm aynı potada ilerliyor. (ANADOLU AJANSI)

Türkiye’de tedavi için gelen hastaların büyük çoğunluğu temmuz ayını tercih ediyor. Bu da gösteriyor ki sağlık ve turizm aynı potada ilerliyor. (ANADOLU AJANSI)

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, ’10. Kalkınma Planı’ kapsamında öncelikli dönüşüm programlarına ilişkin eylem planının reel ekonomiye ilişkin kısmını açıklarken sağlık turizminin üzerinde özellikle durması dikkat çekici. Kalkınma Planı’nda sağlık turizmi alanındaki gelirin 2018 yılı sonuna kadar 9 milyar doların üzerine çıkarılması hedefleniyor.

TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, 2023 hedefinin 2 milyon uluslararası hastayı Türkiye’de tedavi etmek olduğunu söylüyor. “Altyapı çalışmaları tamamlandıktan sonra sağlık turizminden gelir beklentisi 2017-2018 yıllarında 9-10 milyar dolar, 2023’te de 20-25 milyar dolar.”

Bu nedenle hem turizmciler hem de sağlık sektörü ayağında çalışmalar sürüyor. Sağlık Bakanlığı’nın bugün itibarıyla 32 bin yatak kapasiteli hastane inşaatı devam ediyor. Bu inşaatların bir kısmı bu yıl, bir kısmı 2015, kalanı da 2016’da bitecek. Ayrıca kamu-özel sektör ortaklığıyla yapılan inşaatlar var. Onlar da 2016-2017 yılında devreye girecek.

Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlık Turizmi Dairesi yetkilileri sağlık yatırımlarının, sağlık turizmine de büyük ivme kazandırdığını söylüyor. Yeni inşa edilecek her hastanenin donanımının, yüksek yatak kapasitesiyle ikili anlaşmalara zemin hazırlayacağı, yurtdışından gelecek hastalar için çok cazip olacağı düşünülüyor.

Sağlık Turizmi Dairesi ve TÜRSAB başta olmak üzere bu alanda faaliyet gösteren kurumların raporlarında Türkiye’deki sağlık turizmi hizmetleri üç ana başlığı kapsıyor: Uluslararası hastaların tedavi ve rehabilitasyonunu amaçlayan medikal turizm, termal turizm ve medikal SPA (şifalı sular ile yapılan bakım) ile yaşlı ve engelli turizmi.

Sağlık turizmi kapsamında ülkeye gelen turistlerin aldıkları tedavi hizmetlerine bakılırsa, göz kliniği açık ara birinci sırada. Türkiye’ye gelen hastaların yaklaşık 7’de biri göz hastalıkları için Türkiye’ye geliyor. Nitekim bu alanın öncülerinden Dünya Göz Hastanesi’nin web sitesinde yılda 40 bin yabancı hastayı tedavi ettiklerini yazıyor.

Aslında Türkiye’de sağlık turizmi denince akla ilk olarak göz, estetik ve saç ektirme operasyonları geliyor. Ancak teknoloji, altyapı çalışmaları ve deneyimli hekim gücüyle, onkoloji, kalp ve damar cerrahisi gibi daha ciddi ve kapsamlı tedaviler için de Türkiye’yi tercih edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

2013’te lenfoma teşhisi konan 23 yaşındaki Libyalı Medina, ailesiyle birlikte tedavi için Türkiye’deki bir özel hastaneye karar vermiş. “Babamdan dolayı özel sağlık sigortam vardı ve Türkiye’deki bazı özel hastaneler de sigorta kapsamındaydı. Babam seçenekleri araştırırken, buradaki tedavi başarısının daha yüksek olduğunu görmüş. Doktorum da uluslararası saygınlığı olan bir hekimdi. Annem ve küçük kardeşlerimle Türkiye’ye geldik.”

‘Türkiye 10. Kalkınma Planı’na göre termal turizmde 100 bin yatak kapasitesi oluşturulması ve sadece bu alandan yılda 3 milyar dolar gelir elde edilmesi hedefleniyor. [FOTOĞRAF: GETTY]

‘Türkiye 10. Kalkınma Planı’na göre termal turizmde 100 bin yatak kapasitesi oluşturulması ve sadece bu alandan yılda 3 milyar dolar gelir elde edilmesi hedefleniyor. [FOTOĞRAF: GETTY]

Tedavisi yeni tamamlanan Medina ve ailesi, tedavinin başından bu yana Bayrampaşa’da kiraladıkları bir dairede kalıyorlar. Medina’nın tedavisi Libya’da devam edemeyeceği için ilk bir yıl kiralarını da Libya Başkonsolosluğu ödemiş. “Aslında iki ülke arasında sigorta anlaşmaları var. Burada tedavi gören birçok hastanın hem tedavi hem de konaklama masraflarını devlet karşılıyor. Ama biz sadece bir yıllık kirayı alabildik.” diyor Medina. Teknoloji, altyapı bir yana Medina’yı burada en çok doktorlarının tutumu ve açık sözlülüğü etkilemiş. “Libya’daki doktorlar kanser olduğumu benden saklamaya kalkmıştı.”

Türkiye’ye tedavi olmaya gelen yabancı sayısındaki artışta Medina’nın sözünü ettiği ülkeler arası ikili anlaşmaların da rolü büyük.

Özellikle termal kaynakların yoğun olduğu bölgelerde oteller bu alanlardaki yatırımlarıyla yabancı turistleri 4 mevsim ağırlamayı hedefliyor. [FOTOĞRAF: ANADOLU AJANSI]

Özellikle termal kaynakların yoğun olduğu bölgelerde oteller bu alanlardaki yatırımlarıyla yabancı turistleri 4 mevsim ağırlamayı hedefliyor. [FOTOĞRAF: ANADOLU AJANSI]

Uluslararası hastaların en fazla geldikleri iller:

Antalya

İstanbul

Ankara

Kocaeli

İzmir

Muğla

Aydın

Karaman

Adana

Türkiye’nin imzalamış olduğu sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında anlaşma yapılan ülke vatandaşlarına ve yurtdışında yaşayan vatandaşlara ihtiyaç halinde sağlık hizmetleri sunuluyor. (İkili anlaşmalarda turistin tedavi masrafları SGK tarafından karşılanıyor ve sonra ilgili ülkenin sigortasından tahsis ediliyor.)

Robot cerrahisi gibi son teknolojilerin de ülkede başarıyla uygulanmasıyla kanser, kalp ve damar hastalıkları için de Türkiye’yi tercih eden yabancıların sayısı her yıl artıyor. [FOTOĞRAF: ANADOLU AJANSI]

Robot cerrahisi gibi son teknolojilerin de ülkede başarıyla uygulanmasıyla kanser, kalp ve damar hastalıkları için de Türkiye’yi tercih eden yabancıların sayısı her yıl artıyor. [FOTOĞRAF: ANADOLU AJANSI]

Sağlık Turizmi Dairesi’nin raporuna göre, 2012 sonu itibarıyla Türkiye’nin sosyal güvenlik sözleşmeleri yaptığı ülkeler şöyle: Almanya, Avusturya, Hollanda, Belçika, Fransa, KKTC, Makedonya, Romanya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Çek Cumhuriyeti, Azerbaycan, Lüksemburg ve Hırvatistan.

Raporda Medina’nın ülkesi Libya’daki iç savaş sonucunda önemli sayıda hasta ve yaralı Libya vatandaşının ücretsiz olarak Türkiye’ye getirilip tedavi edildiği de belirtiliyor. İç savaşın ardından yeni kurulan Libya hükümeti bundan sonra Türkiye’ye gönderilen hastaların giderlerinin kendileri tarafından karşılanacağını taahhüt etmiş. Bu nedenle son yıllarda Libya’dan önemli sayıda medikal turistin Türkiye’ye geldiği biliniyor.

TÜRSAB’ın raporuna göre, Türkiye’ye şifa bulmak için turistler en çok Almanya, Libya ve Rusya’dan geliyor. Ayrıca sağlık turizmi konusunda TÜRSAB’a danışmanlık yapan eski Turizm ve Sağlık Bakanı Bülent Akarcalı sağlık turizmi için Ortadoğu, Türki Cumhuriyetler, Avrupa’nın bazı ülkeleri ile Balkanlar’dan da hasta geldiğini belirtiyor: “Yakın coğrafyalardan gelen hastalar aidiyet hissi, Türkiye’de rahat hissetmeleri, vize olmaması ve hizmet sunan merkezlerin o ülkelerde temsilciliklerinin bulunması nedeniyle ülkemizi tercih ediyor.”

Akarcalı sadece Batman’daki dört özel hastanenin yılda 25 bin Kuzey Iraklıya hizmet sunduğunu ekliyor sözlerine.

TÜRSAB ve Sağlık Bakanlığı Medikal Turizm Değerlendirme Raporu’na göre, sağlık turizmi kapsamında ülkeye gelen turistlerin yüzde 91’i özel hastaneleri tercih ediyor.

Turistlerin en çok başvurduğu devlet hastanelerinin başında Kartal Yavuz Sultan Selim Devlet Hastanesi ve Şanlıurfa Harran Devlet Hastanesi’nin gelmesiyse şaşırtıcı. Zira her iki hastane de illerdeki diğer hastanelerle kıyaslandığında hem yatak kapasitesi hem de hizmet açısından çok sınırlı kalıyor. Bilgi almak için Kartal’ı aradığımızda, turistten kastın daha çok Suriyeli sığınmacılar olduğu anlaşılıyor. Harran’da ise durum biraz daha farklı. İdari görevli Bedirhan Çevik, yılda pek çok turistin ziyaret ettiği Harran’daki tek sağlık merkezi olduklarını belirtiyor: “Acil durumlarda haliyle turistlere de hizmet veriyoruz. Son iki senede hastanemizin hizmet standartları bir hayli yükseldi, bu bakımdan gelen turistler de hastanemizde memnun ayrılıyor.” diyor.

Türkiye’de sağlık hizmetleri daha ucuz

Özellikle Avrupalılar için Türkiye’de tedavi olmak ekonomik açıdan da çok avantajlı. TÜRSAB raporunda Türkiye’de Almanya, İspanya, İtalya gibi Avrupa ülkelerine kıyasla tıbbi operasyon maliyetlerinin yüzde 60 daha ucuz olduğu belirtiliyor. Örneğin, kalp by-pass’ı olmanın Türkiye’de faturası 8 bin 500 ile 21 bin dolar arasındayken İspanya’da 39 bin ile 43 bin dolar arasında. Almanya’da omurga füzyon ameliyatı 29 bin dolar, Türkiye’de maliyeti 7 bin dolar civarında. Saç ekimi fiyatları Türkiye’de ortalama 1700-1800 euro iken bu rakam Avrupa’da 10 bin euro, ABD’de 30 bin dolar seviyesinde.

Sağlık turizminin alt başlıklarından yaşlı/geriatri turizmi ise özellikle Ege ve Akdeniz’de tesislerin boş geçen kış sezonunu doldurmaları açısından çok önemli. Turizmciler kış aylarında yüzde 65 oranında boşalan otelleri Avrupalı emekli ve sağlık için gelen turistlerle canlı tutmayı hedefliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri kasım-nisan sezonunda Türkiye’yi tercih eden emekli turist sayısının 2009 yılında 2,5 milyon, 2013’te ise 2,9 milyon olduğunu gösteriyor.

Dünyada kasım-nisan döneminde genelde altı hafta ile üç ay arasında konaklayan yaşlı turistlerin bir kısmı, gittikleri ülkede altı ay bile kalabiliyor. Ancak Türkiye’de kalış süreleri üç ay ile sınırlı.

Örneğin Antalya’ya gelen 12 milyon turistin 4 milyonunu ağırlayan Manavgat’ta konaklama tesisleri 20 Kasım’dan itibaren yüzde 65 oranında kapanıyor. Bölge destinasyonunda konaklama tesisleri 20 Kasım-15 Nisan tarihine kadar yüzde 35’lik kapasiteyle turizme hizmet veriyor. Manavgat Titreyengöl-Sorgun Turizm Yatırımcıları Birliği (TİSOYAB) Başkanı Hüseyin Aydoğan, Cihan Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, bölgede kış aylarında başta Almanlar olmak üzere 60 yaş üstü 100 bin emekli turisti ağırlamayı hedeflediklerini söylüyor.

Sağlık Bakanlığı’nın 32 bin yatak kapasiteli hastane inşaatı devam ediyor. Bu hastaneler en son teknoloji imkânlarına sahip olacağı için tesislerin sadece yerli hastalara değil yurtdışından gelecek hastalara da hizmet vermesi planlanıyor. [FOTOĞRAF: ANADOLU AJANSI]

Sağlık Bakanlığı’nın 32 bin yatak kapasiteli hastane inşaatı devam ediyor. Bu hastaneler en son teknoloji imkânlarına sahip olacağı için tesislerin sadece yerli hastalara değil yurtdışından gelecek hastalara da hizmet vermesi planlanıyor. [FOTOĞRAF: ANADOLU AJANSI]

Geriatrik Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan yaşlı turizmiyle ilgili belki de dünyada ilk olacak bir proje üzerinde çalışıyor. Türk Dünyası Kültür Vakfı ile yürütülecek proje ile Eskişehir’e kemik iliği nakli sonrası hastaların nekahet dönemlerini geçirebileceği, kök hücre tedavilerinin gerçekleşebileceği bir merkez kurulması planlanıyor.

“Aynı zamanda merkezin yaşlı kreşi olarak da hizmet vermesini hedefliyoruz.” diyor Prof. İlhan. “Bu merkezde önce Türkiye’den ve Türki Cumhuriyetlerden, ardından da Kuzey Avrupa’dan gelecek yaşlıların, kemik iliği nakli geçirmiş hastaların bakımı sağlanacak ve sağlıklı bir şekilde yaşamaları için çalışmalar yürütülecek. Elbette tüm bu projeler için Sağlık Bakanlığı ile işbirliği yapacağız.”

Termal kaynakları ve doğası sebebiyle Eskişehir’de bir yaşlı kreşi ve geriatri merkezi kurulması planlanıyor. [FOTOĞRAF: GETTY]

Termal kaynakları ve doğası sebebiyle Eskişehir’de bir yaşlı kreşi ve geriatri merkezi kurulması planlanıyor. [FOTOĞRAF: GETTY]

Geçen Kasım’da Eskişehir Valisi Güngür Azim Tuna başkanlığında proje için ilk toplantılarını yaptıklarını belirten Prof. Dr. İlhan, bu ilk tesisin adresini de veriyor: Termal suları ve doğası sebebiyle seçilen Eskişehir.

[1]www.tursab.org.tr/dosya/12186/saglikturizmiraporu_12186_5485299.pdf

[2]http://saglik.gov.tr/SaglikTurizmi/dosya/1-91778/h/turkiye-medikal-turizm-degerlendirme-raporu-2013.pdf

 

 

Grafikli anlatımlar ve interaktif sunumların da yer aldığı, Al Jazeera Türk dergi özel uygulamasını iPad ve iPhone’lardan indirebilirsiniz.

AlJazeera Turk
AlJazeera Turk

Latest posts by AlJazeera Turk (see all)