ÇOCUK KALAMAYANLAR

Atman, Ayşe, Suad, Hasan, Umran, Ömer… Onlar savaşın evlerinden koparıp göç yollarına savurduğu Suriyeli çocuklar. Onları koruyup kollaması, geçindirmesi beklenen aileleri, şimdi çocuklarının getireceği ekmek parasına muhtaç. Çocuklar İstanbul’dan Gaziantep’e, Ankara’dan Adana’ya, tehlikeye, istismara açık, dilini bilmedikleri bir ülkede para kazanmaya çalışıyor.

IRAK’TA SIRADAN BİR GÜN

Okula gönderdiğiniz çocuğunuz akşam eve sağ salim dönebilirse çok şanslısınız ya da işinize, okulunuza giderken öldürülmediyseniz. Bağdat’ta bunların olmaması istisna. Ölüm ve şiddet 2003’ten beri günlük hayatın parçası. Ben 14 yaşındaki kızını yalnız büyüten bir anneyim, bir kadınım, bir yazarım, bir Iraklıyım. Bu benim ülkem.

MYANMAR’IN VATANSIZ MÜSLÜMANLARI

Myanmar yaklaşık iki yıl önce ülkenin en şiddetli etnik çatışmalarından birini yaşadı. Budistlerle Müslümanlar bir kez daha karşı karşıya geldi. Sonunda binlerce Müslüman evlerini terk edip kaçmak zorunda kaldı. Şimdi derme çatma kamplarda hayatta kalmaya çalışıyorlar.

BİTMEYEN KORKU

Kırım Tatarları Türkiye’ye göç eden en kalabalık halklardan. Bu topraklarla derin tarihi bağları, akrabalıkları var. O yüzden yıllar önce Rus baskısından kaçmak için yöneldikleri ilk adres Osmanlı’ydı. Bugünlerde Türkiye’deki Tatarlar huzursuz. Sebebi yine Rusya. 2014’te izledikleri haberler onları yıllar öncesinin acılarına geri götürüyor.

AMASRA’DA 150 ÇİNLİ

Neredeyse Çin Seddi kadar yol kat ettiler. Yerin 610 metre altına indiler. Amasra’da, madende çalışan Çinli işçiler, Karadeniz’in kıyısına Çin’i getirmiş. Dünyanın en kalabalık ülkesinden Türkiye’ye gelmelerinin sebebi, hayallerini gerçekleştirmek.